TEDAVİ SÜRECİ VE YAN ETKİLER
Lecanemab her 2 haftada bir, donanemab ise 4 haftada bir damar yolundan veriliyor. Tedavi merkezlerinde infüzyon sonrası gözlem yapılması gerekiyor. En çok izlenen yan etki grubu ise ARIA adı verilen beyin görüntüleme bulguları. ARIA-E, beyinde sıvı birikmesi yani ödem; ARIA-H ise küçük kanamalar anlamına geliyor. Çoğu zaman bu bulgular hafif oluyor ve kendiliğinden geçiyor, ancak nadiren ciddi ölümcül beyin kanamalarına yol açabiliyor.
Uygulamadan sonra bir süre hastanede gözlem altında kalmak gerekiyor. Bu ilaçların en çok takip edilen yan etkisi, MR’da görülen beyinde geçici sıvı birikmesi ya da küçük noktacıklar halinde kanama izleri. Çoğu zaman bu bulgular hafif oluyor ve kendiliğinden geçiyor, ancak nadiren ciddi belirtilere yol açabiliyor.
Sonuç olarak, bu iki antikor önemli bir bilimsel ilerleme olsa da, “mucize ilaç” değiller. Yalnızca hastalığın erken evresinde, dikkatle seçilmiş gruplarda, sınırlı ama gerçek bir fayda sağlıyorlar.
YENİ DENEMELER YENİ HEDEFLER
Alzheimer araştırmalarında uzun yıllar boyunca amiloid proteini tek hedef olarak görülmüştü. Ancak bugün tablo çok daha geniş. Dünyada 182 klinik çalışmada 138 yeni ilaç test ediliyor. Bunların yalnızca yüzde 18’i amiloid üzerine yoğunlaşıyor. Geri kalanlar ise tau proteini, nöroenflamasyon ve farklı biyolojik yolları hedef alıyor. Özellikle nöroenflamasyon, yani beyinde bağışıklık hücrelerinin aşırı aktivasyonu, son yıllarda öne çıkan en umut verici hedeflerden biri. Alzheimer’ın karmaşık yapısı göz önüne alındığında, tek bir yola odaklanmak yerine, birden fazla mekanizmayı aynı anda hedefleyen kombinasyon tedavileri geleceğin anahtarı olabilir.🤨