ÇÖZÜM İÇİN NE YAPILMALI
* Vize sorununun tamamen çözülmesi için neler yapılabilir?
Türk vatandaşlarının son 15 yılda ödediği toplam yaklaşık 775 milyon Euro vize masrafı; işinsanından turiste, öğrenciden sanatçıya kadar herkesi etkileyen devasa bir ekonomik yük. Türkiye, bu süreçte 72 kriterin 66’sını tamamladı. Ama AB, terör yasası gibi gerekçelerle süreci kilitledi. Ben diyorum ki: “Bu hak zaten Ankara Anlaşması’ndan doğuyor. AB yeni kriterlerle oyalıyor.” Benim önerdiğim yol haritası şu:1- AB Mahkemesi’nde yeni dava açılmalı
2- Zamanaşımı işlemez, çünkü ihlal sürekli
3- AB Parlamentosu yeniden devreye sokulmalı
4- Ticaret odaları, iş dünyası tazminat davaları açmalı
5- Vize serbestisi pazarlık masasında en büyük koz olarak kullanılmalı. Özetle Türkiye, hem hukuki hem siyasi mücadeleyi birlikte yürütmeli. Çünkü vize sorunu sadece bir para meselesi değil, Türkiye’nin Avrupa’daki onurudur.
15 TEMMUZ VİZE SİSTEMİ GERİ ADIM
* AB’nin 15 Temmuz’da Türk vatandaşları için başlattığı yeni vize sistemi kolaylık mı geri adım mı?
AB’nin 15 Temmuz’da uygulamaya koyduğu yeni sistem, Türk vatandaşlarına “kademeli” şekilde daha uzun süreli Schengen vizesi verilmesini öngörüyor. Buna göre, ilk vize başvurusu kabul edilen bir kişiye 6 aylık vize veriliyor. Eğer sonraki başvuruları da kabul edilirse sırasıyla 1 yıllık, 3 yıllık ve en fazla 5 yıllık vize alınabiliyor. Ancak bu sistem, Türk vatandaşları için gerçekte yeni bir hak tanımıyor. Tam tersine daha önce yıllık veya çok yıllık vize alabilen birçok kişi şimdi sıfırdan başlamak zorunda kalıyor. Bu da bir kolaylık değil, geri adım anlamına geliyor. Ayrıca bu uygulama, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yürürlükte olan uluslararası anlaşmalara da aykırı. 1963 tarihli Ankara Anlaşması ve devamındaki belgeler, Türk vatandaşlarının haklarını idari takdire değil, hukuki güvencelere bağlamış durumda. Şimdi AB, bu hakları bir “ödül” gibi sunarak aslında hukuki yükümlülüklerini siyasi bir tercihe indirgemiş oluyor. Bugün AB’ye aday 9 ülkeden sadece Türkiye’ye vize uygulanıyor. Bu açık bir ayrımcılık örneğidir. Türkiye’ye vize serbestisi hakkı verilmesi gerekirken bunun yerine aşamalı vize sistemi bir “başarı” gibi sunulamaz.
* Yeni sistem, AB’nin vize serbestisi sözünü tutmadığını mı gösteriyor?
AB, Türkiye’ye yıllar önce açıkça vize serbestisi sözü verdi. Bu sözlere rağmen daha sonra Türkiye’den 72 kriterin yerine getirilmesi istendi. Sadece 6 madde kaldı. Ancak bu sınırlı eksiklere rağmen süreç ilerletilmedi. Buna karşılık örneğin, Ukrayna’nın aday ilanı sürecinde 7 koşul belirlendi, bunların yalnızca 4’ü yerine getirildiği halde süreç durdurulmadı. Bu durum AB’nin tutumunda çifte standart tartışmalarını gündeme getirmiştir. Dahası, AB bugün aday bile olmayan bazı ülkelerle vize serbestisi konusunda müzakerelere başlamışken, Türkiye gibi 60 yılı aşkın süredir ortaklık ilişkisi sürdüren bir ülkenin hâlâ bu hakkı elde edememesi ciddi bir güven sorunu yaratmaktadır. Bu yeni sistem, vize serbestisi taahhüdünün yerine getirilmediğini açıkça göstermektedir.😗