"Mekansal ilişkiyi anlamada güçlük çekilebiliyor"
Prof. Dr. Topçuoğlu, görsel olarak objeleri ve bunların mekânsal ilişkilerini anlamada güçlük çekmenin de bir başka belirti olduğunu söyledi. Bunu bir örnekle açıklayan Prof. Dr. Topçuoğlu, “Örneğin pencereden bakarken gördüğü bir cismi kendine ait bir eşyaya benzetme ve eliyle uzanırsa ya da pencereden aşağıya adım atarsa ona ulaşabileceğini sanmak da belirtiler arasında yer almaktadır" ifadelerini kullandı.
"Unutkanlığın farklı nedenleri olabilir"
Her unutkanlığın Alzheimer habercisi olmadığını ancak ciddiye alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Topçuoğlu, “Unutkanlık bir semptomdur. Alzheimer dışında da pek çok hastalık ya da tıbbi durumlarda görülebilir. Bu durumlar ciddiyet açısından bazı vitamin ya da mineral eksikliklerinden beyin tümörlerine kadar geniş bir yelpazede olabilirler. O nedenle unutkanlık yakınması da tüm diğer semptomlar gibi ciddiye alınıp hekime başvurulmalıdır" uyarısında bulundu.
"Aile öyküsü, kafa travması, depresyon risk faktörleri arasında"
Alzheimer'da risk faktörlerine dikkat çeken Prof. Dr. Topçuoğlu, bu faktörleri yaş, aile öyküsü, kafa travması, geçirilmiş depresyon öyküsü, kalp-damar ya da beyin- damar hastalıkları, düşük eğitim düzeyi ve ApoE4 taşıyıcılığı olarak sıraladı.
"İşleyen beyin ışıldar"
Alzheimer'in ortaya çıkmasının önlenemeyeceğini ancak bu durumun yaşam koşullarına bağlı olarak daha ileri yaşlara ertelenebileceğini ifade eden Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Her ne kadar hastalığın oluş mekanizmasını önlemeye yönelik tedavi çalışmaları sürse de Alzheimer hastalığının ortaya çıkması, günümüz koşullarında önlenememektedir. Ancak her zaman söylediğimiz gibi, işleyen beyin ışıldar. Eğitimli, sosyal hayatın içinde, üretmeye çalışan insanlarda semptomlar çok daha geç ortaya çıkabilecekken, düşük eğitim düzeyi, sosyal izolasyon, hayatın dışında kalma gibi unsurlar, hastalık belirtilerinin çok daha erken ortaya çıkmasına neden olur. Bu da kişinin yaşam kalitesi açısından çok önem taşır."