“State” kelimesi İngilizcede hem durum hem devlet anlamında kullanıldığı için bunu “Filistin’in mevcut durumu” olarak okumak da mümkün.
Bu hafta İngiltere ve Fransa’nın aralarında bulunduğu 10 Batılı ülkenin Filistin’i devlet olarak tanıması, “Peki Filistin açısından ne değişti?” sorusunu akıllara getiriyor.
En başta söylemek gerekir ki bu karar Filistin’in mevcut durumunda sahada hızlı bir iyileşme getirmeyecek.
Uluslararası tanınma özü itibarıyla diplomatik ve sembolik bir adım.
Ama uluslararası siyasette semboller önemlidir.
Artık 150’den fazla ülke, neredeyse BM üyelerinin yüzde 80’i Filistin’i devlet olarak tanıyor.
Bugün Gazze’de kapkaranlık bir manzara olabilir ama ileride iki devletli bir çözüm için bu karar uluslararası bir niyet beyanı anlamına geliyor.
Yani Filistin’i ne kadar çok devlet tanırsa o kadar iyi.
İkincisi Fransa ve İngiltere’nin bu kararla birlikte dış politikalarında önemli bir manevra değişikliğine gittiklerini belirtmek gerek.
Bu o kadar küçümsenecek bir hamle değil.
İngiltere1917’de Osmanlı’dan aldığı Filistin’i manda yönetiminde tuttuktan sonra 1948’de İsrail’in kurulması için terk etmişti.
Balfour deklarasyonundan bu yana İsrail devletinin hem fikri hem fiili kuruluş sürecinde en büyük pay İngiltere’ye aitti.