Vergiye rağmen lüks otolara ilgi doludizgin
MACARİSTAN’ın başkenti Budapeşte’deyiz. Konakladığımız otelin kapısının önündeki otomobili diğerlerinden ayıran önemli bir ayrıntı var. Ultra lüks, üstelik tamamen elektrikli...
İngiliz ultra lüks otomobil markası Rolls-Royce’un yeni modellerini test etmek için gittiğimiz Budapeşte’de markanın Türkiye distribütörü Royal Motors’un davetlisiydik. Test sürüşü öncesinde düzenlenen sohbet toplantısında Rolls-Royce’un Türkiye operasyonlarını yöneten Hilal Aysal’dan önemli bilgiler aldık.
Türkiye’nin süper lüks otomobil segmentinde giderek daha stratejik bir pazar haline geldiğini vurgulayan Hilal Aysal, “Bunun en önemli sebeplerinden biri Türkiye’de lüks algısının olgunlaşmasıyla birlikte üst düzey gelir grubunun lüks yaşam tarzını kendilerini ifade etme aracı olarak görmeleri” dedi. Aysal, özellikle Covid dönemi sonrasında satın alma alışkanlıklarında görülen değişim ile hem Türkiye’de hem globalde istikrarlı bir satışa dönüştüğünü vurguladı.
Aysal’a Türkiye’de en çok satılan Rolls-Royce modelinin hangisi olduğunu sordum.
Türkiye’nin SUV modelleri çok sevdiğini belirten Aysal, “Bu sebeple tanıtıldığı günden beri Cullinan modeli popüleritesini koruyor. Bununla birlikte günümüzde elektrikli araçlara ilgi her geçen gün artıyor, Rolls-Royce’un elektrikli coupe’si Spectre’a da aynı şekilde ilgi her geçen gün artıyor. Spectre önce Rolls-Royce sonra elektrikli sloganıyla en çok satan modellerimizden biri” dedi.