Odadaki fil
80’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftası için tüm dünya burada.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın temaslarını da bizzat yerinde takip
etme fırsatı buluyorum.
Bu sene herkesin bir numaralı gündem maddesi Gazze ve Filistin.
Hemen hemen tüm dünya Türkiye’nin çok uzun süredir hakkı duyurmaya çalıştığı konuda bizimle aynı noktaya gelmiş halde.
Cumhurbaşkanı’nın BM Genel Kurulu zirvesindeki hitabında da, iki devletli çözüm konferansındaki konuşmasında da, Trump’ın sabah akşam izlediği Fox News’deki röportajında da verdiği Filistin mesajları her zamankinden daha netti.
*
Trump ile Beyaz Saray zirvesine bir-iki gün kala yapılan Fox News röportajına özellikle dikkat kesildim.
O soru mutlaka gelecekti... Ve geldi.
“Hamas’ı terör örgütü olarak görüyor musunuz?”
-Trump ile görüşeceğiz diye aman bildiğimden şaşayım.
- Soruyu geçiştireyim.
- Tribüne oynayayım.
Neler vardı?
- “20 yıl önce de ‘değil’ dedim şimdi de ‘değil’ diyorum.
“Onları direniş grubu olarak görüyorum.”
*
New York’un en güzel yanı, Washington’a dönüşüdür.
Siz bu satırları okurken ben de o dönüş yolunda olurum.
E biliyorsunuz daha Oval Ofis’teki tarihi zirveyi takip edeceğiz.
Ticari anlaşmalar, F-35’ler, Suriye...
Birçok mesele olacak.
Ama Fox News röportajında gelen o soru yüksek ihtimalle yine gelecek.
Cumhurbaşkanı 20 yıl önce de, 20 gün önce de, bu hafta da verdiği cevabı yine verecek. Asıl soru...
Trump, bu cevap yüzünden günü zehir eder mi?
Amerika’da bir deyim vardır.
“Elephant in the room”
Yani odadaki fil.
Herkesin farkında olduğu ama kimsenin dile getirmek istemediği ya da görmezden geldiği durumlar için kullanılır.
Herkes herkesin görüşünü biliyorken...
Trump, cevabı duyunca, yani “odadaki fili” görünce diplomatik duruşu korur mu?
Yine de şu yanından bakmak gerek:
Cumhurbaşkanı’nın bu konudaki net duruşunu bilen, duyan, gören Trump, bu kadar pozitif bir gündem vaat edip Oval Ofis davetiyesi gönderdiyse odadaki fil de gayet yönetilebilir.
Umudum da beklentim de bu yönde.😶