Hem yazılarında hem de kitaplarında, yatırımcıların korku, açgözlülük, kısa vadeli düşünme gibi duygulara kapıldığını bunun da getirilerden daha belirleyici faktörler olduğunu vurguladı.
Basit bir dil kullanması ve finans gibi teknik olarak anlaşılması zor bir alanı hikâyeleştirmesi okurların her zaman ilgisini çekti. Finansal özgürlük ve parayla doğru ilişki kurmak kavramlarını hep gündemde tuttu, büyük yatırım bankalarının ve fonlarının yönlendirmelerine de mesafeli durdu. Böylece geniş kitlelere ulaşabilen Clements’i okurlarına en çok sevdiren özelliği ise sadece ‘borsa tüyoları vermek’ veya ‘ekonomi analizi yapmak’ yerine parayı mutluluk, yaşam kalitesi, aile ve kişisel hedeflerle ilişkilendirmesiydi.
“Borsa çılgınlıklarının peşinde koşmak, aptalların en sevdiği oyundur” diyen Clements’in burada aptallığı kişisel bir hakaret değil, yatırımcıların irrasyonel davranışlarını betimleyen bir “etiket” olarak kullandığını da belirtmeliyim. Clements, 2000’li yılların başında dot.com balonundan önce okurlarını “Çılgınlığın peşinde sürüklenen sürü psikolojisine kapılmayın” diye de uyarmış, hızlı kâr peşinde koşan yatırımcıların aslında kendi zararlarına çalıştığını vurgulamıştır.
Genç, yaşlı, erkek kadın, çalışan emekli vs. Etrafımızdakilerin çoğu borsadan bir tüyo kapmanın ve kolay yoldan zengin olmanın peşinde. Oysa oradan buradan alınan yatırım tavsiyelerinin hisse önerilerinin sonunda hüsran seline katılan binlerce yatırımcıdan biri olma ihtimaliniz hayli yüksek. Bu yüzden Clements’in tavsiyelerini dikkate almakta fayda var.