"3 kâse yoğurt, 1 ömür fazla" cümlesi, İspanya'da 117 yıl yaşayan Maria Branyas'ın yaşam sırrını araştıran bilim insanlarının bulgularını özetliyor. Bilim insanları, Maria Branyas'ın kanını, bağırsaklarını ve genlerini inceledi. Sonuç olarak, yoğurdun onun uzun yaşamasındaki önemli bir faktör olduğu ortaya çıktı.
Maria Branyas, her gün üç kâse yoğurt tüketmiş. Uzmanlara göre, yoğurt bağırsaktaki "iyi bakterileri" besliyor ve vücudu düşük iltihap seviyesinde tutmaya yardımcı oluyor. Bu da basitçe vücudun "paslanmasını", yani yaşlanma süreçlerini yavaşlatıyor anlamına geliyor.
Maria Branyas, uzun yaşamın sırlarını temsil eden bir örnek olarak karşımıza çıkıyor. Ancak hikâyesinin sadece yoğurtla sınırlı olmadığını belirtmek önemli. Maria, Akdeniz usulü beslenmeyi benimsemiş, 2000'li yılların başlarına kadar her gün en az 1 saat yürüyüş yapmış, sigara içmemiş, alkol tüketmemiş ve dostlarını sürekli yanında bulundurmuş. Ayrıca, 5 yıl öncesine kadar piyano çalmaya da devam etmiş. Bu da onun hem bedensel hem de ruhsal sağlığını besleyerek uzun bir yaşam sürmesine katkı sağlamış.
Bugün, "uzun yaşamın sırrı" üzerine milyonlarca dolarlık araştırmalar yapılıyor. Ancak, çoğu zaman bu sorunun yanıtı mutfakta yatıyor. Bir kase yoğurt, bir tabak zeytinyağlı yemek, biraz sohbet ve müzik... Bu basit reçetenin yan etkisi yok ve market raflarında kolayca bulunabiliyor.