ABD Kongresi’nde Tennessee, Knox County’yi temsil eden, milletvekili statüsündeki Tim Burchett’in yaptığı çıkışın zamanlamasıysa muamma. Cumhuriyetçi Parti mensubu olarak Trump’ın safındaki kongre üyesinin böyle önemli bir konuyu ayaküstü gündeme taşıması kimi çevrelerce ‘gündem değiştirme ve dikkat dağıtma’ şeklinde yorumlanıyor. Göreve gelmeden önce UFO dosyalarıyla ilgili çarpıcı ifşaat sinyali veren Başkan Trump halen beklenen düzeyde bir açıklama kaydetmedi. Etraflı düşünüldüğündeyse, böylesi bir açıklama tüm Dünya gündemini etkileyeceği için zamanlamasının çok doğru seçilmesi gerektiği anlaşılıyor. Ayrıca böylesi bir bilgi stratejik anlamda güçlü fırsatlar barındırıyor. Dünya dışı varlıklar ortaya çıkarsa, onlarla iletişime geçebilen, hatta çoktan geçmiş olan devletlerin belli bir üstünlük kazanacağı aşikâr. Öte yandan okyanusların da UFO hikâyelerine dahil olmasıyla birlikte, şayet olası bir temas gerçekleşirse kendimizi kalabalık bir galaktik ortamda bulmamız da olası görünüyor.
UFO ifşalarının zamanlaması ve komplo teorileriyle bağdaştırılan açıklamalarda önemli bir ayrım noktası var. Bir olay komplo teorisi olarak yaftalandığında, hiçbir zaman olmamış ya da gerçekleşmeyecek bir hadise olma ihtimali her zaman mevcut. Ancak UFO’larla ilgili konular o kadar basit değil. Senatörlerin, kongre üyelerinin ve parlamentoya yakın isimlerin zaman zaman gündeme getirdiği UAP’lerin (Unidentified aerial phenomena-Tanımlanamayan hava fenomenleri) varlığı, Pentagon görüntülerinden antik tarihe kadar uzanan binlerce delille destekleniyor. Son yıllarda çoğalan görgü tanıkları, gökyüzündeki gizemli ışıklar, kameralara yakalanan ışık küreleri ‘orblar’, medyumluk yoluyla E.T.’lerden bilgi aktardığını iddia edenlerin çoğalmasıyla uzayda yalnız olmadığımız fikri kolektif bilinçte normalleşmeye başladı bile. Belki de yüzlerce yıllık ‘uzaylılar var mı’ merakı yakın gelecekte yerini ‘uzaylılar ne zaman geliyor’ sorusuna bırakabilir.
UZAYDAN HABERLER
Bize kalbini açtı!
Güneş geçen hafta Dünya’ya bakan yüzünde dev bir koronal delik açarak adeta kalbini ortaya koydu. Özel kameralarla Dünya’dan bakıldığında dev bir kalp şeklinde görülen bu oluşum, gezegenimizin üzerine güçlü bir güneş rüzgârı gönderdi. Solar partiküller, yani elektrik yüklü parçacıklar Dünya’nın manyetosferine çarptıklarında kutuplardaki görkemli kuzey ışıklarını oluşturuyorlar. Geçen hafta son zamanların en görkemli kuzey ışıklarının gözlemlendiği kaydedildi. Solar fırtınalar, koronal delikler ve patlamalar, solar maksimum döngülerinde aktivitelerini arttırıyor. Güneş’in 11 yıllık döngüsünün zirvesi ‘solar maksimum’ yavaş yavaş geride kalsa da, NASA (National Aeronautics and Space Administration) verileri 2008’den bu yana güneş rüzgârının giderek güçlendiğini gösteriyor. Bu da önümüzdeki yıllarda beklenenden daha fazla güneş aktivitesi görebileceğimiz anlamına geliyor.