Yeşilçam’dan miras kalan
Bazı oyuncu menajerlerinde bir huy var. Yeşilçam’dan miras kalan bir huy bu.
Yeni bir diziye ya da projeye başlarken ‘yeteneksiz’ oyuncular bir anda yeni bir aşka yelken açıyor.
Evet evet yelken açıyorlar!
Ne demekse artık.
Sırf dizi tutsun, patlasın diye açtırıyorlar yelkenleri oyunculara. Yelken hep aynı rüzgârla yol alacak değil ya...
Reyting düştükçe rüzgârın hızı da azalıyor ve iniyor yelkenler suya.
İsim falan vermeye gerek yok zaten bilen biliyor bunların kimler olduğunu, bu ucuz menajerlik oyunlarını kimin yaptığını. Ama bilinmeyen ya da henüz anlaşılmayan bir şey var. O da geçti bunun devri babacığım geçti.
İki taraf iki hata
Hafta sonu Nejat İşler yine bildiğimiz gibiydi.
Eğlenmiş, alkollü de tabii ve evine dönüyor kendi halince.
Öyle gizli bir yerde de değil Beyoğlu’nda takılıyor.
Neyse bir magazin muhabiri onunla röportaj yapmak istiyor.
Ama Nejat İşler, hakaret ediyor, küfür ediyor.
Aşağılıyor o muhabiri...
Çok ayıp!
Ama muhabir arkadaşımız hâlâ devam ediyor sorularına.
Yahu git kardeşim, tutma öyle birine mikrofon.
Adam sana hakaret ediyor sen ‘ama efendim’ falan diyorsun.
Yahu git, git!
Ben utandım izlerken!
Neyse sonra devam edince ısrar ve işin içine psikoloji de girince kafa atıyor muhabir Nejat İşler’e...
Görüntü de yarıda kesiliyor, artık tam bir kafa mı yoksa yarım kafamı bilemiyorum.
Ama olayların bu noktaya gelmesinde iki tarafın da hatası var.
Nejat İşler zaten hatalı! Zaten yaptığı büyük terbiyesizlik!
Ama muhabir dostum!
Sana hakaret edildiği yerde durmayacaksın!
Yok meslek, işmiş, boşvereceksin.
Hakareti, terbiyesizliği duydun mu 5 kuruşluk değer vermeyeceksin karşındakine.
Böyle yapınca bir anda suçlu sen oldun gördün mü...