Bu toplumun empati sınavıdır
BENI de üzen olaylardan biriydi. Hatırlayacaksınız. Marmaray durağında iki çocuğuyla trene binen baba darp edilmişti. Aslında atılan o yumruk daha fazla zarar da verebilirdi. Ama asıl zararı o iki küçük çocuğa vermiştir. Çünkü o yaşta yaşanan travmalar hayat boyu unutulmaz. Kasten yaralama suçundan bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen sanık ile ilgili mahkeme bir karar verdi. “Haksız tahrik altında kasten yaralama” suçundan 1 yıl 5 ay hapis cezasıyla cezalandırdı. Mahkeme, sanığın geçmişte kasıtlı bir suçtan mahkum edilmemiş olması ve duruşmadaki tutum ve davranışları nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat getirdi. Bu nedenle, ceza için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek sanık 5 yıl süreyle denetim altına alındı. O anın görüntülerini izleyen herkesin içi sızladı. Ama en çok da o iki küçük çocuğun gözlerindeki korku kazındı hafızalarımıza. Çünkü bazen bir yumruk, sadece bir insana değil; bir çocuğun güven duygusuna da iner. O yaşta yaşanan bir travma kolay silinmez. Çocukluk travması, sadece o günün değil, geleceğin de hikayesini değiştirir. Kağıt üzerinde her şey hukuk düzenine uygun görünebilir. Ama bazen mesele, sadece kanun maddeleriyle ölçülemez. Çünkü o kararda bir babanın onuru, iki çocuğun güveni, bir toplumun adalet duygusu saklı. O yüzden, böyle olayları sadece “bir darp vakası” olarak görmemeliyiz. Bu, aynı zamanda bir toplumun empati sınavıdır.
İklim krizinin tam ortasındayız
HAFTAYA yağmurlu başladık. Ve yağmur yağarken camın önünde seyrettim, en son ne zaman yağmur yağdığını... İzmir’de Nisan’lar hep yağmurlu geçerdi, Ekim’ler de... Hem de günlerce güneş yüzü görmezdik. Şimdi gerçekten de iklim krizinin tam ortasındayız. Gelmez, sanki çok uzun yıllar sonra yaşayabileceğimiz bir krizi öne çektik. Kısa süreli yağmurlara bile sevinir olduk.