EPİGENETİK BESİNLERİN KRAL VE KRALİÇELERİ
VARAN BİR: ELAJİK ASİT Nar, fındık, ceviz ve bademde bol miktarda bulunan elagotanninler aslında birer prebiyotik moleküller. Bağırsaklarınızdaki iyi bakteriler -probiyotikler- bunları “ÜROLİTİN A” isimli muazzam bir “postbiyotik molekül”e çeviriyor. O postbiyotik molekül de bağırsaklarınızdan emilip kanınıza karışarak hücrelerinize ulaştığında adeta bir “mitokondri antrenörü” haline geliyor. Mitokondrileri güçlendiriyor, gençleştiriyor, yeniliyor, neticede de yaşlanma sürecinize fren oluyor. Ayrıca DNA’nızı onarıp donanımınızdaki yazılımı bile etkileyebiliyor, mesela bazı kanserlere de dur diyebiliyor😶