UZUN VADEDE AĞIRLAŞTIRABİLİR
Burada üzerinde durulması gereken en önemli konulardan biri, kendi kendine tanı koyma ve kulaktan dolma tedavi yöntemleridir. Ne yazık ki hâlâ birçok kadın, internette yazılanlarla ya da bir arkadaş tavsiyesiyle ilaç kullanıyor. Bu tür yaklaşımlar kısa vadede rahatlama hissi verse de uzun vadede tabloyu daha da ağırlaştırabilir. Çünkü her vajinal akıntı aynı sebepten kaynaklanmaz. Mantar enfeksiyonu, bakteriyel vajinozis, trikomonas gibi farklı türlerde enfeksiyonlar olabilir ve her birinin tedavisi bambaşkadır. Kadınların bu konuda en çok ihtiyaç duyduğu şey, yargılanmadan dinlenecekleri ve utanmadan konuşabilecekleri bir sağlık ortamıdır. Doktora gitmekten çekinmemek, sorular sormaktan utanmamak gerekir. Vajinal enfeksiyonlar, hijyenle ilgili değil, mikrobiyolojik dengeyle ilgili durumlardır. Yani enfeksiyon geçirmek, “temiz değilsiniz” anlamına gelmez. Bu çok önemli ayrımı sürekli hatırlamamız gerekir.
YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ ÖNEMLİ
Büyük şehirlerde yoğun stres, hava kirliliği, kalabalık yaşam koşulları gibi etkenler, kadınların bağışıklık sistemini zorlayabilir. Uykusuzluk, sağlıksız beslenme, hormonal değişiklikler ve sürekli ayakta kalmak gibi nedenlerle vajinal flora bozulabilir. Bu yüzden yalnızca tedavi değil, yaşam tarzı değişiklikleri de büyük önem taşır. Bol su içmek, pamuklu iç çamaşırı tercih etmek, gereksiz yere ped kullanmamak gibi küçük adımlar büyük farklar yaratabilir. Ve elbette ki tekrar eden enfeksiyonlar daha farklı değerlendirilmelidir. Her ay benzer şikâyetlerle karşılaşılıyorsa, altta yatan başka bir sebep olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada sabırlı olmak ve süreci doktorla birlikte yürütmek en doğru yaklaşımdır. Vajinal enfeksiyonlar bedeninizin size “benimle ilgilen” deme şeklidir. Bu sesi duymazdan gelmek yerine, onunla konuşmak gerekir. Sessizlikle değil, bilinçle yaklaşılırsa hem bedeniniz hem de yaşam kaliteniz güçlenir. Unutmayın, sağlıklı bir kadın bedeni sadece hastalıkları tedavi ederek değil, kendisini tanıyarak ve anlayarak korunur.