1907’DE GEÇEN BİR KORKU FİLMİ ÇEKECEĞİM
- Sonraki sinemasal yolculuğunda hayaletlere yer olacak mı?
- Bilmiyorum bir sonraki yolculukta hangi sulara yelken açacağım ama tür sinemasını çok seviyorum. Dolayısıyla hayaletler olur mu olmaz mı bir şey diyemem. Ama şunu söyleyebilirim; şu anda 1907’de geçen bir korku filmi üzerinde çalışıyorum. Hayaletler yok ama Cumhuriyet öncesi yokmuş gibi varsayılan, ancak kadın tarihçilerin ve akademisyenlerin sayesinde bize hatırlatılan kadın hareketinden esinlenerek yazıyorum bu hikâyeyi.
JAPONYA BENİ ŞAŞIRTTI
- “Gündüz Apollon Gece Athena”nın Tokyo ve Adana’da aldığı ödüller hakkında neler söylersin?
- Çok seviniyorum. Japonya zaten beni çok şaşırtmış ve mutlu etmişti, filmin bu kadar benimseneceğini tahmin etmiyorduk. Ama demek ki evrensel bir yerden hikâye geçiyor seyirciye. Adana çok önemliydi, filme kendi memleketimde sırt çevrilseydi üzülürdüm. Neticede filmi bu topraklarda yaşayan seyirci için yaptık öncelikli olarak. Dolayısıyla bu kadar kucaklanması hoşuma gidiyor.
Son dönemde kadın yönetmenlerin elinden çıkan çok sayıda film izliyoruz ve bu yapımlar festivallerde öne çıkıyor. Bu konudaki görüşlerini rica etsem...
- Seyirci bu filmleri alıyor ve izliyor. Gerçekten bu hikâyelere de ihtiyaç olduğunun kanıtı. Ama sistem bize daha az finans sağlıyor, iş vermek istemiyor, çünkü hâlâ güvenmiyor. Bu durumu değiştirmek için yine biz uğraşıyoruz. Kadın yönetmenler olarak “The Godfather” gibi büyük bir iş çeksek de, bir sonraki filmimizin finansı çok zor olacak. Bu çok garibime gidiyor.🤫