TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ ROLÜ
23 Eylül’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı yanına alıp 8 Müslüman ülkeyle New York’ta Gazze toplantısı yapan Trump, 29 Eylül’de de İsrail Başbakanı Netanyahu’yu Beyaz Saray’da kabul etti.
Ve sızan haberlere göre ABD Başkanı’nın kararlı duruşu, Netanyahu’yu planı kabule zorlaması Ortadoğu’da yeni bir fırsat penceresinin aralanmasında etkili oldu.
Sıra Hamas’ın ikna edilmesine gelindiğinde ise ABD Başkanı geçen cuma telefonla arayarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan destek rica etti. MİT Başkanı İbrahim Kalın müzakerelerde zaten devreye girmişti.
Trump’ın telefonundan saatler sonra Hamas’ın anlaşmayı kabul ettiğinin açıklanmasının ardından dün sabaha karşı da ateşkes ve ilk aşamanın uygulanmasında uzlaşmaya varıldığı haberi geldi. Türkiye bu süreçte kritik rol bir oynamıştı. Gelen haberler o yöndeydi.
TRUMP niye garantör
ANLAŞMANIN ilk aşaması rehine takası ve İsrail’in işgali bir kademe azaltmasını öngörürken tabi İsrail’in Gazze’den tamamen çekilmesinden bir Filistin yönetiminin kurulmasına kadar bölgeyi daha çok zorlu pazarlıklar bekliyor. Gelinen noktada ABD Başkanı belli ki sunduğu Ortadoğu barış perspektifiyle hem bölge ülkeleri hem de İsrail’i ikna etmişe benziyor. Dolayısıyla anlaşmada kim garantör olursa olsun dünya kamuoyu bu anlaşmanın kefili olarak Trump’ı görecektir.
İsrail savaşa geri dönerse ya da Filistinliler gitmeye zorlanırsa gözler garantör Trump’a yönelecektir. Ayrıca ne olursa olsun Filistinliler uzlaşmalı, Filistin’i Filistinliler yönetmeli ve bundan sonraki hedef iki devletli çözümün hayata geçirilmesi olmalıdır.