Dünyaca ünlü Sony Film Stüdyoları’nı gördük, kırmızı halısında yürüdük.
Kırmızı halının hemen bitiminde bizi “TÜRKİYE IN HOLLYWOOD” yazısı karşıladı. Göğsümüz kabara kabara içeri girdik. Bu yıl Türkiye’den Oscar’da yarışacak “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri”
filmini izledik.
Barbaros Bey’in inanılmaz bir ‘networkü’ var.
Tanıdığı, ilişki kurduğu isimler, kendisinin tam bir başarı hikâyesi olduğunun kanıtı gibi.
Hem de bu ilişkileri kurmuş, bu ortamlara girmiş biri olarak öyle ülkesini, bayrağını unutmuş değil. Türkiye’yi, değerlerini, dünyaya katabileceklerini
duyurmak için canla başla çalışıyor.
Tebrikler Tapan çifti...
Tebrikler Kültür ve Turizm Bakanlığı...
Ve tebrikler Türkiye.
BİR SAMİMİ SOHBET
LOS Angeles’ta sabah otelde kahvaltıya indim.
Bir 15-20 dakika sonra içeri biri girdi. Tanımamak mümkün değildi. Çünkü Tamer Karadağlı’ydı.
Çocukluğuma gittim birden. Herhalde benim gibi Y kuşağından olup Çocuklar Duymasın’ı izlemeyen, Haluk karakterini izleyip kahkahalara boğulmayan yoktur.
Selamlaştık. Tamer Bey de sıkı bir CNN TÜRK izleyicisiymiş. O anlattı, ben anlattım. Koyu bir sohbete dönüşüverdi.
Karadağlı iki yılı aşkın süredir Devlet Tiyatroları Genel Müdürü. Sırf Cumhurbaşkanı Erdoğan görevi kendisine tevdi etti diye kendisine söylenmeyen kalmadı.
Ama belli... Hiç aldırmıyor.
Söylediğine göre Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da sonsuz destek oluyor kendisine.
Bu sürede tiyatro için birçok adım da atmışlar.
Yıllık izleyici sayısını iki katına çıkarmışlar, alınan ödülleri geldiğinden beri 11’den 109’a yükseltmişler ve üç sahne daha açmışlar. Mersin ve Kars’a da güzel haber... Oraya da yeni sahneler geliyormuş.
Hollywood’da böylesine hoş bir rastlantı, ikimiz için de güzel bir anı oldu.