* 12. sınıf “üniversiteye hazırlık yılı”. Hedef alana göre ileri düzey dersler okul içinde verilir; okul yeniden merkeze oturur, ailelerin kurs yükü hafifler.
* Okul merkezli destek. Akademik destek, rehberlik, bireyselleştirilmiş öğrenme mekanizmaları güçlendirilir.
* Mesleki eğitim-istihdam köprüsü. Meslek Y.O. programları haftada 1 gün akademik, 4 gün işyeri temelli uygulamayla yeniden kurgulanır.
* Mezun izleme ve yönlendirme. Her gencin mezuniyetten sonraki ilk yılda eğitim/istihdam/girişimcilik yollarından birine yönelmesi ulusal bir sistemle takip edilir.
* Temel yeterlik güvencesi. Okuma-anlama, sayısal düşünme, bilimsel akıl yürütme, dijital yetkinlik, vatandaşlık bilinci net tanımlanır ve düzenli ölçülür.
Bu modelin en kritik güvencesi ise şu olmalı; kız çocukları için ilave koruyucu hükümler. Örneğin 11. sınıf diplomasını alan öğrencinin “çocuk yaşta evliliğe” itilmesini engelleyecek sosyal hizmet alarm mekanizmaları; kırsal bölgelerde rehberlik ve aile danışmanlığı, şartlı eğitim desteklerinin 12. sınıf amaçlı derinleşme yılına bağlanması; kız öğrencinin okulla bağını koparan her risk için devreye giren yerel bir “okul-aile-devlet üçgeni.”
TARTIŞILMASI GEREKEN KONULAR FARKLI
Türkiye’nin tartışması gereken 12 yılın 10’a inmesi ya da blokların nasıl dizileceği değil, şu üç eşiktir:
* Okulun değeri: Çocuk, “Okul, hayatıma değer katıyor” diyebiliyor mu?
* Temel yeterlik: Her kademenin sonunda asgari beceriler güvence altına alınıyor mu?
* Eşitlik: Alınan karar en dezavantajlıyı daha dezavantajlı yapıyor mu?
Cevaplar “evet” olmadan, süreyle oynamak karton binayı bir kat daha eksiltmektir; depremde ilk yıkılan yine o bina olur.
SON SÖZ: ÇOCUK YARARINA EĞİTİM
“Mesleğe geç başlama”, “evliliğe geç kalma”, “disiplinsizlik” gibi gerekçeler pedagojik temelden yoksun. Eğitim, toplumsal önyargıların tatmin alanı değil, çocuk yararının hukukudur.
Bugün yapılması gereken sürenin değil, anlamın tartışılması. Okulu yeniden kıymetli kılmak, sınav gölgesini küçültmek, kız çocuklarının eğitim kalkanını güçlendirmek. Unutmayalım: Eğitimin süresini kısaltmak çoğu zaman çocuğun ufkunu kısaltmaktır. Türkiye’nin ihtiyacı kısa yol değil, doğru yoldur.🤫