Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ nun elindeki veriler son aylarda şüpheli kadın ölümlerinde belirgin bir artış olduğunu gösteriyor. Eylül ayında en az 22 şüpheli kadın ölümü kayda geçmiş durumda. Bu ölümlerde darp izleri, silahla vurulma ve yüksekten düşmeler öne çıkıyor; ancak kadınların ölümü belirsizlikte kalıyor. Şüpheli kadın ölümleri, maalesef kadın cinayetlerinden daha da zorlu olabiliyor. Kadınların öldürülüp öldürülmedikleri, gerçekten kaza ile mi öldükleri, kadınların toplumsal cinsiyet temelli öldürülüp öldürülmedikleri (kadın cinayeti olup olmadığı), intihar edip etmedikleri veya intihara sürüklenip sürüklenmediklerinin açığa çıkarılması gerekiyor. Örneğin;
Malatya’da 25 yaşındaki Emine Kalay, bıçak yarası sebebiyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Gözaltına alınan eşi olduğu Yusuf Kolay, Emine’nin mutfakta bıçağın üzerine iddia etti.
İstanbul bulunan bir rezidansta 20 yaşındaki Jawhara Aboucheikh ölü bulundu. Güvenlik görevlilerine genç kadının rahatsızlandığını söyleyip kaçan birlikte olduğu A. A. ise Bursa'da yakalanarak tutuklandı.
Erzurum’da 65 yaşındaki Hesna Turgay, göğüs ağrısı şikayetiyle hastaneye gitti. Kontrollerde kaburgasında kırık olduğu ve ciğerinin de su topladığı tespit edildi. Bundan 5 gün sonra ise hayatını kaybetti.
Tekirdağ’da 29 yaşındaki Gülşah Güngör, uzman çavuş Y. A.’nın evinde ateşli silahla vurulmuş halde ölü bulundu. Y. A.’ nın olay anında banyoda olduğunu söylediği ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı öğrenildi.
Diyarbakır’da 18 yaşındaki Töre Kurt, evinin banyosunda ateşli silahla vurulmuş halde ölü bulundu.
Kastamonu'da 20 yaşındaki Yeganeh Gholamı bir otelin 5 kattaki penceresinden düşerek öldü.
İstanbul'da 39 yaşındaki Elif Can Göktürk, evli olduğu Erkut Göktürk ile kaldığı otel odasında ölü bulundu. Şüpheli tutuklandı.
Bugüne kadar kadınların ve yakınlarının yanında durarak; birçok dosyada karanlıkta kalan noktaların açığa çıkmasına katkı sunmuş olan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, şüpheli ölümlerin aydınlatılması için mücadele etmeye aynı kararlılıkla devam ediyor. Ve “Şüpheli kadın ölümleri aydınlatılsın, şüpheli olan ve bu süreçte ihmali olan herkes yargı önüne çıkarılsın, yaşam hakkı için adalet sağlansın.” diyor.
Kadınlar kamusal alanda da, evlerinde de, okullarında da sistematik riskle karşı karşıya. Örneğin;
Ankara’da bir kurye, gece vakti teslimat bahanesiyle “evde tek sandığı” kadın müşterinin kapısından içeri girmeye çalıştı; görüntüler yayınlandı, şikâyet üzerine işlem yapıldı.
İstanbul’da KYK Cevizlibağ Atatürk Kız Öğrenci Yurdu’ nda ise öğrencilerin güvenliği ve mahremiyetine ilişkin ağır saldırılar yaşandı. Bu olaylar, genç kadınların barınma hakkının korunmadığını ortaya koydu.
Bahçelievler Halil Bekmezci Anadolu Lisesi’nde öğrenciler; hakkında taciz ve şiddet iddiaları bulunan bir öğretmenin yeniden derslere alınmasına, ‘Okulumuzda tacizci istemiyoruz’ diyerek topluca itiraz ettiler. Ayrımcılık ve şiddetten arındırılmış bir eğitim ortamı taleplerini, yüksek sesle dile getirdiler.
Kadınların ve kız çocuklarının yaşam alanları eşit, özgür ve şiddetsiz olmalı. “Kadınlar yalnız değil! Evde kapı eşiklerinden yurt koridorlarına, okul bahçelerinden kampüs kapılarına kadar eşit ve özgür yaşama hakkımızdan vazgeçmiyoruz. Ses çıkarıyoruz, dayanışmayla büyüyoruz ve takipçisiyiz!” diyor Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Cinsel şiddet artıyor, cezasızlık failleri koruyor. Örneğin;
Bursa’da 16 yaşındaki E.T.’ yi istismar eden 4 erkek hakkında görülen davada ‘çocuğun cinsel istismarı’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak’ suçlarından 42’şer yıl hapis cezası verilmişti. İtirazlar üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’ nde tekrar görülen davada cezalar, iyi hal indirimi uygulanarak, 22’şer yıla düşürüldü.
Kayseri’de birlikte olduğu kadının kızını istismar eden O.P. hakkında görülen davada, sanık için ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçundan yalnızca 18 yıl hapis cezası verildi.
Eylül ayı dava gelişmelerine gelecek olursak;
Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 3,5 yıl önce kırmızı ışıkta araçlarıyla duran Emine Çöp ve kuzeni Tuğçe Semiz’ i silahlı saldırıda öldüren 2 şüpheli yakalandı.
Mersin'de cezaevinden çıktıktan sadece 6 gün sonra evli olduğu Seher Aktekin'i pompalı tüfekle hunharca öldüren Bekir Aktekin, mahkeme tarafından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Manisa'nın Alaşehir İlçesi’ nde geçtiğimiz yıl 17 Eylül' de kaybolduktan sonra öldürüldüğü ortaya çıkan Pelin Karaca' yı katleden Ali Uysal, Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesi' nde görülen davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Mersin’de Songül Perçem, birlikte olduğu Naim Şen tarafından ateşli silahla vurularak öldürülmüş; katili ise intihar teşebbüsünde bulunmuştu. Naim Şen, tedavi gördüğü hastaneden taburcu olup tutuklandı.
Eylül 2025’ te erkekler tarafından katledilen 20 kadının isimleri ve kısa yaşam öykülerine bir sonraki yazımda yer vereceğim…
Kadın cinayetlerinin son bulduğu ve engellerimizi hissettirmeyecek engelsiz bir yaşam dileği ile…