‘LAZER’ ALANINA 25 YAŞIMDA GİRDİM
Ankaralılar, siyasete girmeden önce Murat Emir’i hekim olarak iyi tanıyorlardı. Uzmanlık alanı ‘refraktif cerrahi’, yani göz bozukluklarının düzeltilmesi. Bu alana girişi çok eskiymiş: “25 yaşında biraz da şans eseri lazer alanına girdim. Dünyada bu iş yeni başlamıştı. Ankara’da özel bir kliniğe bu teknolojiye sahip cihaz geldiğini öğrendim. Açılan ilk lazer kliniğiydi. Başında Dr. Ufuk Veziroğlu vardı. Onunla ameliyatlara girdim, lazerle göz kusurlarının düzeltilmesi alanının daha emekleme aşamasında parçası oldum. Kişisel mesleki kariyerim oradan devam etti. 2009’da Heidelberg Üniversitesi Lazer Fiziği Bölümü’nde lazer konusundaki teknolojik atılımların çoğuna imza atmış bir fizik hocasının yanında yüksek lisans yaptım.”
GENEL BAŞKAN KONTROLLERİ AKSATIYOR
Emir, “Göz ameliyatlarından hep çok keyif aldım, hiç doymadım. On binlerce göz içi ameliyatı yapmışımdır” diyor. Gözlükten kurtardığı en meşhur isim CHP Genel Başkanı Özgür Özel. Özel’in mitinglerde en uzak mesafede, kalabalığın en ucundaki hareketliliği tespit edebilmesi üzerine “Gözünü kim çizdiyse bravo” yorumları yapılıyor. Başarının müsebbibi Emir: “Genel Başkanımıza mercek ameliyatı yaptık. Kendisi mutlu. Ben de memnunum ama kontrollerini aksatıyor (gülüyor).”
TEŞHİSİM: SİYASİ MİYOPLUK
Bir göz doktoru olarak Türkiye siyasetini nasıl değerlendirir? Teşhisi: “Siyasi miyopluk, yani uzağı görememe. Siyasetçi günü, devlet adamları yılları düşünür. Günlük meseleler üzerinden avantajlı tartışmalar yapmak işimizin bir parçası ama asıl olan büyük resmin uzun yolculuk olduğunu görmek ve bu yolculukta halkımıza ne kadar hizmet ettiğimiz ve sorunlara bulduğumuz çözümlerdir. Göz alanını sevmemin sebebi büyük oranda hastaları iyileştirebilmektir. Tedavi olan hasta görmeye başlar ve sağlığına kavuşur. Yapılan işi sonucuyla ölçmek gerekir. Eğer bir siyasi anlayış halk için hedeflerine ulaşıyorsa başarılıdır. Bunun da kriterleri belli; büyüme, enflasyon, gelir dağılımı, eğitim durumu, kadınların istihdamı…”