CESUR GAZETECİ HAKAN TOSUN
Hakan Tosun, serbest çalışan bir gazeteciydi. İstanbul’un Esenyurt semtinde oturuyordu. Anlaşılan Türkiye’nin birçok yerindeki çevre sorunlarını ciddiyetle ele aldığı için birçok insanla arası hiç iyi olmamış. Esenyurt, arsaların kullanımı, 10 yıllardan beri süren usulsüz imar planları, kaçak göçmenleriyle son derece dağınık bir görünüme sahip. Eski İstanbul’un merkezi kadar olmasa da, zaman zaman oralardan geçerken ben de görüyorum: Kim bilir, ne çıkar çatışmalarıyla, ne hukuksuzluklarla mücadele ediliyor.
Böyle bir çevrede gazetecilik yapmak elbette cesaret ister. Kendisi bazı konuları yazarken açıkça tehdit almış. Ne var ki bunlar kimsenin umurunda olmamış. Sonunda hunharca darp edilmiş, aldığı darbeler sonucu beyin kanaması geçirerek genç yaşta hayatını kaybetmiş.
Şimdi sormak gerekiyor: Gazetecilerin güvenliğini kim sağlıyor? Bir gazetecinin yazdığını bu halk okumayacak mı? Haksız, hukuksuz imar planlarına; her yeri kazan maden şirketlerinin saltanatına artık bu ülkede son vermenin zamanı gelmedi mi? Lütfen biraz daha kontrol, biraz daha ciddiyet!
Aşırı kat izinleriyle dejenere olan bu yerleşim artık sadece bir şehir değil, bir uyarı işaretidir. Esenyurt; hızla büyüyen, çok katlı yapılarla dolup taşan, kamusal alanları yetmeyen bir bölgeye dönüştü. Ve anlaşılan, mahallesinin içinden çıkan bu yerel gazeteci, bütün bu çarpıklıkları en yüksek sesle yazan ve protesto edenlerden biriydi.