3)- NAMIK KEMAL’İN OYUNU TUTMUYOR
Zeynep Hanım Konağı’nın sahibi Yusuf Kamil Paşa konakta edebi entelektüel toplantılarıyla tanınır.
Bir gün Namık Kemal Barika-ı Zafer isimli eserinin temize çekilmiş bir nüshasını alır, rahatça görülebilecek şekliyle cebine koyup Paşa’nın konağına gider. Paşa nüshayı Namık Kemal’in cebinde görünce “Bu nedir?” diye sorar. Kemal de geçen gün sahaflardan aldığı elyazması bir dergide bir eserle karşılaştığını, beğendiği için onu kendi el yazısıyla yazıp buraya getirdiğini söyler. Ve “İzin verirseniz bunları okuyayım” der. Ve okumaya başlar. Misafirler okunanları dinlemektedir. O kadar beğenilir ki Yusuf Kamil Paşa kendini tutamaz: “Kemal Bey dur, eskiler böyle halt yiyemezler bu kitap senindir” der.
4)- NE GÜZEL BİR İSİM: “KÜLLÜK KAHVESİ”
Küllük, Beyazıt Camisi’nin türbe kapısının ön tarafındaki alanda meşhur Emin Mahir Efendi Lokantası’nın bulunduğu bölümde yer alırdı. Caminin diğer tarafı Sahaflar Çarşısı ve Çınaraltı Kahvesi’ydi. Burası tam anlamıyla bir açık hava forumuydu. Kimler gelmezdi ki. Şu müdavimlere bakar mısınız; Peyami Safa, Reşat Nuri Güntekin, Necip Fazıl Kısakürek, Fuat Köprülü, Ahmet Hamdi Tanpınar, Yahya Kemal, Neyzen Tevfik, Faruk Nafiz Çamlıbel, İbrahim Çallı.