Araştırmalar aynı zamanda, oksitosin burun spreylerini koklayanların daha cömert, işbirliğine açık ve empati seviyesinin yüksek olduğunu, yabancılara güvenme ihtimallerinin de artırdığını gösteriyor.
Ancak herkes bu görüşe katılmıyor.
Oksitosinin kan ve beyin engelini aşıp aşmadığı net bir şekilde kanıtlamadı.
Daha çok kabul gören bir teori ise, tiroit (boğazdaki kelebek şeklindeki bez) tarafından üretilen iki önemli hormondaki dengesizliklerin, depresyon ve kaygı bozukluğuna yol açtığı yönünde.
Bu hormonlar triiyodotironin (T3) ve tiroksin (T4). Birlikte nabzı ve vücut ısısını kontrol ediyorlar.
Fakat seviyeleri yüksekse, örneğin birinin tiroit bezi çok aktifse kaygı bozukluğu görülebiliyor.
Düşük olduğunda ise sıklıkla depresyona yol açıyor. Hormon seviyelerini düzeltmek, genelde hastalardaki semptomları tedavi edebiliyor.
İsmail "Hastalar doktora gidip, modlarındaki değişikliklerden şikayet ederse, doktorun yapacağı ilk şey hormon profilini kontrol etmektir. Çünkü sıklıkla değişiklik olan hormon seviyelerini ve modunu düzeltebiliyoruz" diyor.
Fakat yine de tiroit hormonlarının moral üzerindeki etkisinin nedeni bilinmiyor.
Fakat bir teori özellikle T3'ün beyindeki serotonin ve dopamin seviyelerini artırabileceği ya da alıcıların bu nörotransmiterlere karşı duyarlılığını geliştiriyor olabileceği yönünde.
Tiroit hormonu alıcıları aynı zamanda modun düzenlenmesinde rol oynayan beyin bölgelerinde de yoğun bulunuyor.