Negatif Duygular Sana mı Ait?
Hiç düşündün mü, “öfke”, “kırgınlık”, “kıskançlık”, “mağduriyet” gibi hislerin aslında senin özüne ait olmadığını?
Negatif duygular doğuştan gelmez.
Beynimizde “negatif duygular” için bir merkez yoktur.
Onlar; aileden, okuldan, toplumdan, geleneklerden öğrenilmiş kalıplardır.
Küçük yaşlardan itibaren “sevgi” adına sorgulamadan kabul ettiğimiz,
“ayıp”, “günah”, “ayıplanırsın”, “sus”, “katlan” gibi sözlerle bilinçaltımıza yerleşir.
Ve bir gün fark ederiz ki:
O duygular bizi yönetiyor, biz değil.
Ama insanın doğası negatif değildir.
Negatif duygular mekaniktir — küçük bir bakış, bir söz, bir sessizlik onları tetikler.
Ve biz, farkında olmadan o otomatik programa teslim oluruz.
Oysa farkındalık başladığında,
duygular gözlemlenir, duygular çözülür, insan özgürleşir.
Kendine sor: Bu duygu gerçekten bana mı ait? Yoksa bana öğretilmiş bir kalıp mı?
Bu düşünce kime hizmet ediyor?
İşte bu sebeple insanın duygusal zekasını yükseltmesi gerekmektedir.
Unutma, gözlemleyen zihin özgürleşir.
Gözlemlemeyen zihin, sadece tekrar eder.