OĞLU KANLAR İÇİNDE
Ama bir sabah hastanenin önü cehenneme döndü. Eşinden bir çığlık. Oğlu İbrahim, kanlar içindeydi. Oğlunu kaybetti.
Sonra bir şarapnel koluna saplandı.
Katiller sürekli bombalıyor...
Keskin nişancılar camlarda hedef arıyordu... O ise yoğun bakımdaki çocuklara sarılmış; insanlık adına, hekimlik adına direniyordu. Ama öyle bir gün geldi ki...
Kapıya dayanmış tankların üzerinden megafonla bir anons: “Dışarı çıkmazsan hastaneyi yıkacağız.”
Çaresizdi, bir karar vermeliydi. Hastanedeki çocukları kurtarmalıydı.
Giydi bembeyaz önlüğünü. Açtı kapıyı. Tanklara doğru bir insanlık abidesi gibi yürüdü.
O yürüyüşü gözyaşları içinde izleyen Gazzelilerin çektiği fotoğraflar;
Gazze’deki savaşın, direnişin ve insanlığın sembolü oldu...