Dilekçe özetle şöyleydi:
“Norveç Nobel Komitesi Üyeleri,
Nobel Barış Ödülü’nün, Filistinli çocuk doktoru ve Gazze’nin kuzeyindeki Kamal Adwan Hastanesi’nin Müdürü Dr. Hüssam Ebu Safiya’ya verilmesini kuvvetle desteklediğimizi ifade etmek için yazıyoruz. Dr. Ebu Safiya, İsrail’in başlattığı şiddet sırasında hastalarının yanında durdu.
Barışın ve insanlığın sembolü doktorumuz Ebu Safiye için Hollanda Haklar Forumu bir kampanya açmıştı.
Nobel Barış Ödülü’ne aday olması için imza toplanıyordu.
Aradan bunca zaman geçmesine rağmen, Artık Nobel beklentisi olmamasına rağmen,
Doktorumuzun yalnız olmadığını göstermek için platformundaki dilekçeye ben de bir imza attım.
Kendisi bu çabalarıyla barış ve insanlık ruhunu temsil ediyor. 15 yaşındaki oğlunu kaybetmenin kişisel trajedisini yaşamasına ve birçok kez tutuklanıp sorgulanmasına rağmen Gazze’deki çocuklara hizmet etmeye devam etti.
Onun mesleğine ve insanlığa sarsılmaz bağlılığı, dört sağlık çalışanının öldürülmesine tanık olmaya zorlandığı ve ardından İsrail ordusu tarafından suçlama olmaksızın esir alındığı ana kadar devam etti.
Dr. Ebu Safiya ve meslektaşları en zor koşullar altında hayat kurtarıcı çalışmalarını sürdürdüler. Onların adanmışlığı, derin bir direniş ve şefkat eylemi olarak duruyor.”
Evet arkadaşlar;
Dr. Ebu Safiye,
Olağanüstü cesareti, en zor koşullar altında insani ilkelere bağlılığı ile tarihe geçmiştir.
Ve şimdi bir işkence hücresinde; Ölümü beklemektedir.
Biliyorum. Bir gün onun kitapları, romanları yazılacak, filmi de yapılacak.
Yazıklar olsun böyle insanlığa.
Yazıklar olsun hâlâ Gazze’den tatil köyü planı yapanlara.