AYAKTA ALKIŞLANAN ÖRNEK ÇALIŞMA
“Kasa invaziv mesane kanseri, üro-onkolojinin en zorlu alanlarındandır. Tedavisi de yıllardır standart bir yaklaşım ile yapılır. Ancak bu kongrede ilk kez, ‘tedavi edilemez’ kabul edilen bir hasta grubunda, ameliyat öncesi ve sonrası dönemde kombine sistemik tedaviyle yaşam süresinin uzadığı kanıtlandı. Devrim niteliğinde... Bu çalışmada üniversite olarak biz de vardık. Ama şu da bir gerçek; bu tedaviler her hastada aynı derece etkili olmayabilir. Dolayısıyla gerçek fayda görecek hastaları saptamak, böylece kaynakları hem rasyonel kullanmak hem de tedavilerin işe yaramayacağı hastaları olası yan etkilerden korumak gereken bir aşamadayız.”
BİLİMSEL DEVRİM TEDAVİLERİNHASTAYA ULAŞMASI İLE OLUR
Peki tüm bu yeni tedavilerin Türkiye’de klinik kullanımı var mı? Prof. Dr. Ürün, tedavilerin Avrupa ya da ABD’de klinik kullanıma girdikten sonra Türkiye’de SGK geri ödemesi kapsamına alınmasının daha geç olduğunu belirterek, “Gerçek bir bilimsel devrim, sadece bilimin değil, bu tedavilerin hastaya ulaşması ile olur” diyor ve bir parantez açıyor: “Klinik çalışma anlamında Türkiye iyi bir yerde. Ki bu sayede tedavi ve ilaçlar bize daha erken geliyor. Fakat hastalar, bu çalışmalara girmeyi pek istemiyor, ‘denek’ olduklarını düşünüyorlar. Oysa klinik çalışmalara ulaşabilmek bir ayrıcalıktır. Hastalar, kendilerine uygun bir klinik çalışma olup, olmadığını muhakkak sormalıdır.”
MAMOGRAFİ ERKEN TANIDAKİ EN ÖNEMLİ SİLAH
Son bir aydır dolaşımda olan sosyal medya paylaşımları, kansere yakalanma riskini artırdığı iddiasıyla İsviçre’nin meme kanseri taramalarını yasakladığını öne sürüyor. Doğruluk payı nedir?
Zürih Üniversitesi, Tıbbi Onkolog, Camille Glaus: “Hayır. Böyle bir yasak yok! 50 yaş ve üstü kadınlara mamografi, devlet tarafından ücretsiz. Sosyal medyadaki iddiaların sebebi ise 2014’teki bir tartışmanın yanlış anlaşılmasından kaynaklı. O dönem, İsviçre Tıbbi İnceleme Kurulu mamografi taramalarının meme kanserine bağlı yaşam kaybı oranlarını azaltmadaki etkisinin sınırlı fakat yüksek maliyetli olduğu, aşırı tanı ve gereksiz tedaviye yol açabileceğini tartışmaya açtı. Ama kabul edilmedi. İsviçre’de 26 kanton var ve kantonlar arası pratikler farklı. Bazı kantonlarda rutin, bazılarında ‘oportünist’ yani doktor tavsiyesi ile dediğimiz ‘fırsatçı’ taramalar devam ediyor.”