Mehmetçik’in postalı Gazze’ye değecek mi
Dört imza...
Şarm El Şeyh’te Gazze için atılan o dört imza aynı zamanda “bu işin garantisi biziz” demekti.
Peki...
İsrail’in yıllardır kan, ölüm ve gözyaşını dindirmediği topraklarda...
Hele hele iki yıldır bariz bir soykırıma kalkıştığı bir yerde barışın garantörü olmak için ne yapmak gerekir?
Bu sorunun cevabı da Trump’ın kendi planında saklı zaten: 15’inci madde.
Bu hafta Trump’ın Yardımcısı Vance ve Dışişleri Bakanı Rubio’nun İsrail ziyaretlerinde Mehmetçik’in Gazze’ye girip girmeyeceği mevzu ayyuka çıktı.
Netanyahu, Vance’in yanında Türk ordusunun dahli konusunda “net” görüşü olduğunu söyleyip detaya girmezken; Vance ve Rubio, İsrail’e bir şey dayatmayacaklarının sözünü verdi.
Hah...
İşte asıl mesele de bu.
Benim bildiklerime göre bu konuda çetin görüşmeler yapılıyor.
İsrail tarafı, Türk askerinin Gazze’de olmasına net olarak karşı. Bunu Amerikalılara söylüyorlar.
Amerikan tarafı ise arada süreci yürütüyor. Onlar da Türklere bunu iletiyor.
Peki Washington istekli mi?
Benim aldığım havaya göre evet.
Trump, bu yıl sık sık Türk ordusunun ne kadar güçlü olduğundan bahsetti. Ankara’nın Hamas üzerindeki etkisini de ekleyince Gazze’de olmasına karşı değil.
Hatta destekliyor.
Peki Amerikalılar...
- İlla Türk askeri de Gazze’de olsun diye sonuna kadar diretir mi?
- Bu konuda Netanyahu’dan ricacı mı olur ısrarcı mı?
Benim gördüğüm ve duyduğum şu...
- İş ya Trump’a havale edilir.
- Ya da “siz kendi aranızda çözün” noktasına getirilir.
Mesele sanki siyasi iradeye kalacak gibi.
Trump’ın Ankara ve Tel Aviv’in arasını yapması için uygun zemin var mı? Ben şu an göremiyorum.
Velhasıl kelam...
Gazzelilerin güvenliğinden emin olmak ve garantör olarak sahada bulunmak için tarihi bir an.
Fakat iş liderler diplomasisine kalacak gibi.
Kim bilir...
Trump ve Erdoğan belki yeniden şapkadan bir tavşan daha çıkarır.
GELİYOR GELMEKTE OLAN
BAŞLARDA dünyanın radarına girmemişti.
Siz ise Ağustos ayının başlarında bu köşede okumuştunuz...🤔