2025 sayımlarına göre Dubai yaklaşık 4 milyon nüfusa sahip. Bu nüfusun yüzde 85’i ise yabancı çalışan. İşte bu sayılar Dubai’deki toplam 13 bin kafe ve restoranı ayakta tutuyor. Bu arada bu mekânların yüzde 80’i sadece son 10 yılda açılmış. İnanılmaz bir büyüme. Gelelim benim ziyaret ettiğim mekânlara ve önerilerime...
İSTER JAPON CAZI VE İSTER CAPRI HAVASI
Açıkçası ziyaret ettiğim mekânlardan en çok etkilendiğim yer Maison Revka isimli restoran oldu. Rus-Fransız izleri taşıyan bir menü sunan mekânın Paris’te de bir şubesi var. Yüksek tavanları, şık kumaşlarla kaplı koltukları, şamdanlar ve dantel süslemeleriyle nostaljik, bir ortam oluşturulmuş.
Menüde ise neredeyse her şey havyarlı. Patates ezmeli havyar sunumu ve keza minik pancake’ler üzerinde gelen somon, havyar ve krem peynir eşleşmesi iddialıydı. Gündüz havuz kenarı beach club ortamı da sunan mekân tek kelimeyle özenilmiş.
Favorilerim arasına giren ikinci mekân ise L’olivo oldu. Yıllar önce Capri’de ziyaret ettiğim restoranın bu şubesi Burj Al Arab otelinin giriş katında.
Mekânda tropikal balıkları seyrederek İtalyan mutfağının modern seçkilerinin sunulduğu romantik bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Restoranda en etkilendiğim alan ise akvaryumla kaplı bir tünelden geçerek girdiğiniz, mercan kırmızısı dev bir masanın, sırtı istridye tasarımında olan sandalyelerin olduğu özel yemek odası oldu.
Mutfağında Türk şeflerin de yer aldığı restoranın Michelin rehberinde yer aldığını da hatırlatmak isterim.
Ziyaretimde keyif aldığım bir diğer durak ise Palm adasındaki St Regis Otel’in 50. katında konumlanan Aura Sky Lounge oldu. Bilimkurgu filmlerini anımsatan ütopik bir Dubai manzarasına sahip mekânın dört tarafı da sonsuzluk havuzuyla kaplı.
Yani yüzerek tüm binanın etrafında tur atabilir, Dubai’nin kıyı şeridini seyredebilirsiniz. Suşileriyle meşhur mekânda özellikle gün batımını seyretmeniz tavsiyem. Suşi demişken... Dubai’de ziyaret ettiğim en iddialı suşi mekânı 1920’lerin Osaka’sını bu yüzyıla taşıyan Mimi Kakushi oldu. Geçmişin Japonya’daki elit caz gecelerini temsil eden bir dekorla döşenmiş mekân alışılagelmiş Uzakdoğu restoran konseptinin çok ötesinde.
Özellikle isimlerini eski Japon filmlerinden alan kokteylerin hikâyelerinin o filmleri anlatan kısa slaytlar eşliğinde anlatıldığı restoranda hem bu tarifleri hem de mekânın imza lezzetlerini deneyimlemeniz önerim.