İşte kavga çıkaran kritik elementler
HAYLİ çetin geçen müzakerelerin ardından ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da önceki gün gazetecilere kısa bir açıklama yaptı, detay vermekten kaçındı:
“Liderlerin inceleyip birlikte sonuçlandırmak isteyip istemediklerine karar verebilecekleri anlaşma türünün nihai ayrıntılarına doğru ilerliyoruz.”
ABD ile Çin yoğun bir pazarlıkta. ABD tarafı Çin’in özellikle teknolojik ürünlerde kullanılan kritik önemdeki nadir elementler üzerindeki ihracat kontrollerini serbest bırakmasını istiyor. Çin tarafı ise Trump’ın gümrük tarifeleriyle ticaretlerini durdurmaya çalışmaktan vazgeçmesini...
Nihai anlaşma nasıl olacak iki taraf da geri adım atıp karlarını erteleme yoluna mı gidecek yoksa başka kararlar mı çıkacak tam olarak bilmiyoruz ama sanırım tez zamanda ortaya çıkar.
Bildiğimiz tek bir şey var macun tüpten çıktı. Çin nadir element silahını öyle bir çekti ki artık dünyanın kolay kolay eski anlayışla üretim yapmaya çalışması çok zor.
Bakın Avrupa Birliği düğmeye resmen bastı bile.
Malezya’da pazarlıklar sürerken Berlin’de bir açıklama yapan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen AB’nin Çin’e bağımlılığını azaltmak için hazırladığı yeni planı duyurdu: RESourceEU.
Von der Leyen planın, AB’nin Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgali sonrası enerji bağımlılığını azaltmak için uyguladığı REPowerEU planına benzer bir yapıda olacağını ifade etti ve devam etti:
“Ortak satın alımdan stoklamaya kadar her alana odaklanacağız. Avrupa’da kritik hammaddelerin üretimi ve işlenmesine yönelik stratejik projelere yatırımları artıracağız.”
Von der Leyen, AB’nin Avustralya, Kanada, Şili, Grönland, Kazakistan, Özbekistan ve Ukrayna gibi ülkelerle kritik hammadde ortaklıklarını hızlandıracağını söyledi. Planın, Avrupa’da satılan ürünlerde kullanılan bu hammaddelerin geri dönüştürülmesine yönelik daha fazla adımı da içereceğini belirtti.
Çin, 9 Ekim’de nadir toprak elementleri ve pil üretiminde kullanılan bazı malzemelere ihracat kısıtlamaları getirmişti. Batılı hükümetler ve analistler bu adımı, Pekin’in ABD’nin ticaret tarifelerine verdiği yanıt olarak değerlendirmişti. Ancak Çin sadece ABD’yi ve şirketlerini değil Avrupa Birliği’ndeki şirketleri ve üretimlerini de vurmuş oldu.