İstanbul’un yükselen grafiği
2025’in ilk dokuz ayı Türkiye kruvaziyer turizmi açısından tarihi bir dönem oldu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın verilerine göre bin 75 gemi limanlarımıza yanaştı, 1 milyon 710 bin yolcu ülkeye giriş yaptı.
Bu rakam Türkiye’nin bugüne kadar ulaştığı en yüksek seviyelerden biri.
Bir başka ifadeyle, Akdeniz’in mavi sularında dalga boyu artık Türkiye lehine yükseliyor.
Kuşadası’ndan İstanbul’a, Trabzon’dan Antalya’ya kadar hemen her limanda kruvaziyer trafiği yeniden canlanmış durumda.
İstanbul özelinde tablo daha da etkileyici.
Sadece ilk 8 ayda 168 gemi kente yanaşmış, 410 bini aşkın turist Galataport’tan, Sarayburnu’ndan kente adım atmış.
Geçen yıla göre yüzde 53.1’lik büyüme...
Bu sadece bir istatistik değil; küresel turizm pastasında Türkiye’nin yeniden güçlü bir pay aldığının göstergesi.
Peki ya İzmir?
Benim için asıl soru bu.
Bir dönem Doğu Akdeniz’in yıldızı olarak anılan İzmir, o eski kruvaziyer günlerine neden dönemedi?
Hatırlarsınız, Alsancak Limanı’na yanaşan gemilerde müthiş bir hareket vardı.
Kemeraltı’ndan Efes’e, Şirince’den Alaçatı’ya kadar turlar dolup taşıyordu.
Sonra bir şey oldu… Liman yatırımları yavaşladı, güvenlik endişeleri arttı, pandemiyle birlikte gemiler uzaklaştı.
Ama şimdi tablo değişiyor.
İzmir yeniden o eski enerjiyi yakalayabilir mi?
Evet, çünkü şehir hem tarih hem kültür hem de gastronomiyle bu turizmin DNA’sına sahip.
Önemli olan liman altyapısının güçlenmesi, şehir markasının yeniden doğru anlatılması.
Galataport İstanbul nasıl bir dönüşüm hikâyesi yazdıysa, İzmir de bunu başarabilir.