SESSİZ TRAVMANIN İŞARETLERİ
Psikolojik danışmanlık sürecimde bu çocuklar genellikle “örnek öğrenci” olarak karşıma geldi. Ama dikkatle baktığınızda küçük ipuçları yakalarsınız:
- Ders ve görüşme esnasında kalemiyle veya bir nesneyle sürekli oynar.
- Sorulara mükemmel cevaplar verir ama göz teması kurmaz.
- Ufak bir hata yaptığında elleri titrer.
- “Ya öğretmenim kızarsa?” cümlesi, iç dünyasının özeti gibidir. Beden ve davranış, bazen en dürüst aynadır.🧐
NE YAPMALI?
Öncelikle hemen çözmeye çalışmadan dinlemekle başlayın. “Bugün seni biraz yoran bir şey mi var?” gibi bir cümle, “Neden okula gitmek istemiyorsun”dan çok daha fazla kapı aralar... Çocuğunuzun duygusuna alan açın, onu savunmaya değil, anlatmaya davet edin. Sabah evden çıkarken küçük bir ritüel oluşturun. İki dakikalık sarılma, birlikte alınan derin bir nefes, ya da sadece göz teması bile güven hissini pekiştirir. Bu küçük anlar, çocuğun duygusal termostatını dengeler. Okulla iletişimi asla ihmal etmeyin. Öğretmeniyle kısa ama düzenli bir paylaşım, okulda kaygıyı artıran etmenleri fark etmenizi sağlar. Ve son olarak... Profesyonel destek almaktan çekinmeyin. Çocuklara uyarlanmış psikolojik danışmanlık süreçleri, kaygının kökünü erken dönemde fark edip sağlıklı baş etme becerileri kazandırır. Unutmayın, erken fark edilen kaygı büyümeden iyileşir...