ALTAY GURURU
Yazının başına dönersem; Altay tankı için sözünü ettiğim “80 yıllı sırrı” hatırlarsak, Neden geciktiğimizi ve son 20 yılda Türk savunma sanayisi yerli mühendislik boyutunda nasıl muazzam bir yol aldığını daha iyi anlarız. Altay tankı ve Kaan... Elbette İHA’lar, SİHA’lar... Kızılelma’lar. Aselsan, Roketsan, milli gemiler, denizaltılar, füzeler, yan sanayi ve genç mühendislerimizin başarıları...
HÜRKUŞ’TAN HÜRJET’E O MÜTHİŞ DEVRİM
İşte daha dün İspanya Hükümeti, Hürjet’imizi almak için onay verdi. Hürkuş’tan Hürjet’e muazzam bir devrimdir bu...
Bu aşamada BMC’nin Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı’nın şu sözlerini savunma sanayisinde yükselen özel sektörümüz açısından örnek olsun diye aktarmak istedim: “Ülkemiz dünya ölçeğinin çok üzerinde, dünyada kendi tankını üretebilen 12 ülkeden birisi oldu. Hele ki Altay Tankı Seri Üretim Tesisi, sahip olduğu kabiliyetler arasında teknolojik olarak dünyadaki en iyisi diyebiliriz.”
Bu noktada Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’ün şu cümlesini de okumak gerekiyor: “Bugün artık 800 mühendis, 1250 işçi ve 90 alt yükleniciden oluşan dev bir ekip, 17.5 milyon mühendislik saati, 35 bin kilometrelik testler ve 3 bin 700 atışla yeni Altay’ı geleceğe hazırlıyoruz. Bu bir mühendislik harikasıdır.”
ALMAN BAŞBAKANI VE ALTAY MOTORU
Almanya Başbakanı Merz’in Ankara ziyaretinin elbette önemli konu başlıklarından birisi de Altay tankının motorudur.
Almanya ambargo uygulayınca Türkiye ilk tankın motorunu Güney Kore’den almıştı.
Ancak bu arada yerli motorumuz BATU’nun da testleri sürüyor.
Türk ve Alman heyetlerinin görüşmesinde iç seslerde şu fısıltıyı duyar gibi oluyorum:
“Motoru vermediniz de ne oldu? Kendimiz yapıyoruz.”
Diğer iç ses: “Motoru vermedik de ne oldu? Türkler şimdi kendileri yapıyor.”
Evet bu Cumhuriyet Bayramımızın en güzel sesleri bu olmalı: “Türkler şimdi kendileri yapıyor.” Kutlu olsun...