Kearney Türkiye Direktörü Onur Okutur, İstanbul’un Küresel Şehirler Endeksi’ nde her yıl düzenli olarak yükseldiğine dikkat çekerek, kentin küresel ölçekte giderek güçlenen konumuna vurgu yapıyor. Okutur, “Batı metropollerinde gözlenen yorgunluğa karşın, İstanbul’ un dinamizmi, genç nüfusu, girişimcilik ekosistemi ve dijital dönüşüm vizyonu her geçen gün güçleniyor. Bu enerji, kentin yalnızca ekonomik değil kültürel ve insani sermaye açısından da küresel bir merkez olma potansiyelini artırıyor.” ifadelerini kullanıyor.
Okutur, İstanbul’un ticari faaliyetler sıralamasında dünyanın 12’nci, Avrupa’nın ise 5’inci şehri olmasının Türkiye’nin geleceği açısından stratejik bir gösterge olduğunu belirterek; “Bu potansiyel, Türkiye’yi önümüzdeki yıllarda küresel ekonomiler arasında çok daha güçlü bir konuma taşıyabilir.” değerlendirmesinde bulunuyor.
Ancak, Rapor’ a göre; İstanbul, “Bilgiye Erişim” ve “Siyasi Katılım” kategorilerinde bu yıl da yine ilk 30 şehir arasına girmeyi başaramamış durumda.
2025 Küresel Şehirler Raporu, bu yılın temasını “Yükselen Zekâ Çağı” olarak tanımlıyor. Rapora göre; yapay zekâ artık ekonomik büyüme ve kentsel dönüşümün yardımcı değil, merkezi gücü. Ancak yapay zekâ; istihdam, eşitsizlik ve kurumsal kapasite açısından yeni riskler de yaratıyor. Özellikle bilgi yoğun sektörlerde konumlanan küresel şehirler, bu baskıları en güçlü şekilde hissedecek.
Rapor’ da rekabet gücünün artık şehirlerin büyüklüğünden değil, hazır olma düzeyinden geldiği ifade edilirken; enerji altyapısını modernize eden, çevresel dayanıklılığını artıran ve güçlü insan kaynağı sistemleri kuran şehirlerin yapay zekânın fırsatlarını yakalarken şoklarını da absorbe edebileceği belirtiliyor. Bununla birlikte, yeni dönemde kazananların; yapay zekâyı finans, lojistik, kültür ve teknoloji gibi alanlara entegre ederek benzersiz değer önerileri oluşturabilen şehirler olacağı ifade ediliyor.