Rahmi M. Koç Müzesi, çocukları ara tatilde eğlenceli ve eğitici bir deneyime davet ediyor…
Eski İstanbul' un merkezinde ve Haliç Kıyısı’ nda, yaklaşık 27.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulan Rahmi M. Koç Müzesi; ülkemizin ilk ve tek sanayi müzesi olmasının yanı sıra, hem eğlendirici hem de eğitici özellikleriyle yaşayan bir sosyal mekân niteliği taşıyor.
1994 yılında kapısını İstanbul’ da ziyaretçilerine açan Rahmi M. Koç Müzesi, otuzuncu yılının sonunda; İstanbul, Ankara, Cunda ve Ayvalık’ taki dört ayrı müzesi ve bir kitaplığı ile dünya endüstriyel mirasının değerli örneklerini barındıran, dünya ölçeğinde tanınan ve takdir edilen bir kültür kurumu konumuna gelmiş bulunuyor.
Toplamda 15 binin üzerinde objeden oluşan koleksiyonu, çocuklara yönelik eğitimleri ve atölyeleri ile kültür ve eğlenceyi bir arada sunabilen tek adres olan Rahmi M. Koç Müzeleri’ nde; karayolu ulaşımı, raylı ulaşım, havacılık ve denizcilik araçları, makineler, iletişim araçları, bilimsel aletler model ve oyuncakları görülebiliyor.
ahmi M. Koç Müzesi, Lengerhane Binası ve Hasköy Tersanesi olmak üzere iki bölümden oluşuyor.
III. Ahmet Dönemi' nde tersane tesisleri için kurulan Lengerhane Binası; 1991 yılında Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı tarafından satın alınarak, 1994 yılında ziyarete açıldı. ‘Lengerhane’ ismi; gemicilikte denize atılan zincir ve ucundaki çıpanın üretildiği yer anlamında kullanılıyor. İstanbul' daki en bilinen Lengerhane’ lerden biri olan Hasköy' deki bina, 1996 yılından beri Müze’ nin bölümlerinden birini oluşturuyor.
18. yüzyılda, III. Ahmed döneminde 12. yüzyıldan kalma bir Bizans binasının temelleri üzerine inşa edilmiş olan bina; III. Selim zamanında restore edilmiş. Cumhuriyet' in kurulmasından sonra da Cibali Tütün Fabrikası' na devredilen binanın çatısı 1990 yılında çıkan bir yangında ciddi hasar görmüş, 22 Ağustos 1996 tarihinde "Rahmi M. Koç Müzesi ve Kültür Vakfı" tarafından satın alıncaya kadar da terk edilmiş durumda kalmış bulunuyor.
Hasköy Tersanesi ise, 1996 yılında Vakıf tarafından satın alınmış ve aslına uygun bir şekilde yenilenerek 2001 senesinde Müze’ ye dahil edilmiş durumda.
Müzenin kafe ve restoranları ise, ziyaretçilere Haliç kıyısında güzel bir mola imkânı sunuyor. Rahmi Koç Müzesi’ ndeki yeme-içme seçenekleri, İstanbul’un diğer müzelerini gölgede bırakıyor.