Sanatın merkezi Anadolu
Sizce geçmiş ne kadar önemli? Geçmişinizi yok saymanız, geleceğinizi etkiler mi? Ya da maziye çok takılı kalırsanız, yarın gelir mi? Var mıdır bunun bir dengesi? Bir kişi ve bir toplum için geçmiş, bugün, gelecek bir mi?
Bu soruların en doğru cevabı bence her zaman olduğu gibi doğada saklı: Bir ağacın kökleri ne kadar sağlamsa, dalları da o kadar yükseğe uzanır, bildiğiniz gibi.
Bunları bana düşündüren 15 Ekim - 30 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen 2. Uluslararası Akdeniz Bienali/Çağdaş Sanat oldu. Adana, Mersin, Hatay, Kahramanmaraş, Afşin, Osmaniye’de düzenlenen, merkez üssü Tarsus olan bienal, bölgede bir ilk. Yakında Antalya, Gaziantep ve Kıbrıs’ı da içine alacak.
Bu yılki organizasyonun başlığıysa “AKDENİZ! AKDENİZ!/MARE NOSTRUM!” (Latince: Denizimiz). Peki, neden ismi Akdeniz? Ve neden Tarsus merkez?
Önde gelen ressamlarımızdan Ekrem Kahraman; bienalin fikir babası, bayraktarı ve bu fikri hayata geçiren Çukurova Çağdaş Sanat Kültür ve Eğitim Vakfı’nın da kurucusu. “Bu bienal yalnızca bir sergi ve hatta bienal niteliği taşımıyor. Amacımız, kültürler ve uygarlıklar arası kapsayıcı bir diyalog kurmak, hepsini bu bölgede birleştirmek. Zira doğduğum, büyüdüğüm şehir olan Tarsus ve çevresi; insanlık tarihinin, uygarlıkların, dinlerin, doğduğu ve dünyaya yayıldığı bölge. Buranın geçmişinden aldığı bilgeliği geleceğe taşıması gerektiğine inanıyorum. Tarsus aynı zamanda ‘Geniş Akdeniz’ bölgesinin kalbi. Tam da bu yüzden buranın Kuzey Afrika’dan Güney Avrupa’ya, Ortadoğu’dan Körfez ülkelerine tüm bölgeyi kapsayacak bir kültür-sanat merkezi olması gerekiyor” diyor.