BİZİ İNSAN YAPAN NEDİR?
- Canavarların genellikle dışlanmış insanların metaforu olduğunu söylüyorsunuz. Sizce Frankenstein neyi simgeliyor?
- Guillermo del Toro: Benim için bu film, insanlık üzerine bir şeyler söylemeye çalışıyor. “Bizi insan yapan nedir?” sorusunu soruyor. Ve ben inanıyorum ki bizi insan yapan şey, bağışlamak ve kabullenmektir ki şu anda dünyada bu iki şeyin ne kadar azaldığını görüyoruz. Benim korkum şu: Tüm bu yaşadıklarımızın sonunda, kim hayatta kalırsa kalsın, umarım insan kalmayı başarır. Nasıl göründüğü önemli değil... Yeter ki “insan” olsun.
- Romanı uyarlarken hem kendi yorumunuzu katmak hem de Mary Shelley’nin hikâyesine sadık kalmak sizin için nasıl bir süreçti?
- Guillermo del Toro: Yazmak neredeyse üç buçuk yılımı aldı. Oscar’la konuşmaya başladım ve senaryoyu onun için yazmaya karar verdim. Yaklaşık bir yıl sonra ona senaryonun ilk 30 sayfasını ve son 30 sayfasını gösterdim. Yapısal olarak en zor karar, hikâyede “dönüm noktasının” tam olarak nerede olacağı ve ne zaman geçeceğimizdi. İstediğim, babanın çocuklarıyla yaşadığı o döngüyü anlatmaktı. Sonra Mia (Goth) ile tanıştım, bu da Elizabeth karakterinin şekillenmesinde etkili oldu.
Senaryoyu okur okumaz ‘Bu işin içinde olmalıyım’ dedim
- Frankenstein senaryosunu ilk okuduğunuzda, oynadığınız karakterde tanıdık bir duygu hissettiniz mi?
- Jacob Elordi: Okuduğum anda kafamın içinde davullar çalmaya başladı. O anda dedim ki: “Ben bu işin içinde olmalıyım.” Fragmandaki sahne var ya, tam olarak senaryoyu okurken kafamda canlandırdığım şekilde yer aldı. Sanki bir bağ, bir enerji oluşmuştu aramızda.
Yaratığın fiziksel ifadesi neredeyse dans gibi. Bu hareket dilini nasıl yarattınız?
- Jacob Elordi: Senaryoyu ilk okuduğumda, “parçalardan oluşmak” fikri üzerine çok düşündüm. Başka birinden alınmış bir bacak, farklı kişiden beyin parçası, bir başkasına ait yüz... Bu parçalar birleştiğinde beyin kaslarla nasıl iletişim kurar bunu hissetmeye çalıştım. Ama bu süreçte en belirleyici şey, Guillermo’nun bana önerdiği bir fikirdi. Bana Japonya’nın ‘ölüm dansı’ olarak bilinen Butoh dansını incelememi söyledi. Bedenimi içeriden keşfetmem açısından inanılmaz yardımcı oldu. Sonrasında da kendimi aynanın karşısında sonsuz saatler geçirirken buldum. Bunun dışında bebek gelişimiyle ilgili kitaplar okudum, çevremdeki çocukları izledim, bir ilkokulun önünde durup çocukları gözlemledim.
Ayrıca köpeğimi çok izledim. Hareketlerindeki o saf masumiyet, dünyaya bakışındaki şaşkın merak çok etkiledi. Toronto’da çekimlerden hemen önce “Ne yapacağım ben?” diye düşünürken köpeğime bakıyordum, o da bana. Sonra yürüyüp yanıma geldi, burunlarımız değdi ve aramızda küçük bir kıvılcım oldu. O anda içimden, “Tamam, hazırım” dedim.
- Guillermo del Toro: Sana hayat verdi.
- Jacob Elordi: Evet. Etrafımdaki şeyleri hep hissettim.