1 MİLYON 290 BİN SURİYELİ DÖNDÜ
(Suriyeli sığınmacılar) Sığınmacılar mevzusu Türkiye’nin en fazla istismar edilen konularından bir tanesiydi. Geçtiğimiz seçimde CHP ve Cumhurbaşkanı adayı tarihe utançla geçen ırkçı bir kampanya yürüttü. Bu ırkçı kampanyanın neticesinde de sonuç malum. Belki de bu zatın gidiş sebebi bu da olabilir. Çünkü bu konuyu çok istismar etti ve bu insanların ahını aldı. Ülkemize sığınan Suriyeli mazlumları düşmanlaştırdılar, hedef gösterdiler, 3-5 oy uğruna buradan netice çıkaracaklarını sandılar, ama istedikleri sonucu da alamadılar. Biz ise bu meselede hep vicdanın, insanlığın, kardeşliğin ne demek olduğunu anlattık. ‘Ensar olarak biz bu muhacirlerimizi kapı dışarı etmeyiz, edemeyiz’ dedik ve sözümüzde de sonuna kadar durduk. Bugün de olsa yine dururuz. Bu arada Suriye’nin kuzeyinde konut yapımlarına da başladık. Suriye birlik ve beraberliğini huzur ve istikrarı tahkim ettikçe dünyanın çeşitli ülkelerine dağılmış sığınmacıların dönüşü de hızlanıyor. Bakın şimdi nereye geldik? Suriye’ye yaptırımlar kaldırıldı mı? Kaldırıldı. Ne oldu? Ne olacaktı? Siyasette mesele ufuk meselesidir, ufuk... Varsa ufkunuz, sorun çözersiniz. 2016’dan itibaren Suriye’ye dönenlerin sayısı 1 milyon 290 bine ulaştı ve bu sayı her geçen gün artıyor. Deprem bölgesinden bahsettiniz. Bu bölgedeki konteynerlerin de özellikle Gazze’ye sevk edilmesiyle ilgili hazırlığımız devam ediyor.
BAHÇELİ’YLE GÖRÜŞME
(MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yle görüşme takvimi) Tarih vermeyeyim ama bu hafta inşallah Ankara’ya dönüşümüzle birlikte Sayın Genel Başkan ile irtibatları kurup randevulaşmamız halinde ya ben kendilerine bir ziyaret yaparım ya da kendilerini davet ederim. Onların bizi ziyaretini temin ederiz. Aramızda zaten herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Malum pazartesi günü 10 Kasım Ankara’dayız. Döner dönmez de irtibatlarımızı kurar, adımı atarız.
ÖZGÜR ÖZEL’E: KRİZDEN BESLENME ALIŞKANLIĞI
(CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in sert açıklamaları) Biliyorsunuz bizde güzel bir söz var. ‘Testinin içinde ne varsa dışarıya o sızar.’ Özgür Özel’in yaptığına karşı açtığımız davayı herhalde duydunuz. En son bir davadan 200 bin lira tazminat kazanmıştık. O da vakıflara gidecek. İnşallah bu 500 bini de kazanırsak çok daha güzel olur. Şunu da ifade etmek isterim ki; CHP Genel Başkanı’nın söylediği sözler, kurduğu cümleler, yaptığı suçlamalar aslında kendi durumlarını tariften ibarettir. Krizden beslenme, kaostan medet umma, kavga çıkararak gündem olma alışkanlığının devamıdır. Bu dil, ne devlet geleneğimize ne de milletimizin vakarına yakışıyor. Biz, asla CHP’nin bizi çekmeye çalıştığı bu seviyeye inmeyiz, inemeyiz. Bu düzeye inmeyi kendimize asla yakıştıramayız, milletimize de izah edemeyiz.
SUDAN’I UZAKTAN İZLEYEMEYİZ
(Sudan’daki çatışmalar) Sudan’da yaşanan her acı, her kıyım, her dram bizim yüreğimizi parçalıyor. Kaldı ki onların da bizden beklentileri var. Bu beklentiler karşısında biz de arkadaşlarımızla değerlendirmelerimizi yapıp, ne gibi destek verebiliriz, bunların çalışmalarını sürdürüyoruz. Sudan’da yaklaşık 2 yıldır binlerce insan maalesef hayatını kaybetti. Milyonlar yerinden edildi, sürgüne gönderildi. Çocuklar açlıkla, hastalıkla mücadele ediyor. Bu ihtilafın bir an önce sona ermesi ve diyalog yoluyla sorunlara çözüm bulunması gerektiğine de inanıyoruz. Bu konuda da yükümüzün ağır olduğunu çok çok iyi biliyoruz. Türkiye olarak burada yaşananları uzaktan izleyemeyiz. Sudan’ın huzur ve güvenliğinin sağlanması için diplomatik gayretlerimizi sürdüreceğiz. Sudan halkı emin olsun, Türkiye onların yanındadır.
NÜFUS ARTIŞINDA MAALESEF 1.7’DEYİZ
Aile, bizim medeniyetimizin köküdür, değerlerimizin taşıyıcısıdır, bizi biz yapan en kutsal müessesedir. Nasıl ülkemizin güvenliği için savunma sanayisini geliştiriyor, siber güvenlik konusunda tedbirler alıyorsak, yeni nesil saldırılar için de ailelerimizi korumak zorundayız. Aile Yılı içerisinde bizim için en önemli husus ailenin Türkiye’deki işlevini korumak. Bunun için de biz LGBT gibi sapkınlıklara asla imkan vermeyiz. Aile kurumu güçlü olan kuvvet kazanır. Buradan savrulma olmaz ve böyle bir savrulmaya da müsaade edemeyiz. Nüfus artış hızında şu anda maalesef 1.7’deyiz. Bu bir intihardır. Bunu çözmemiz lazım. Türkiye’nin nüfus artış hızının böyle bir konuma gelmesi hazmedilemez. Boşuna en az 3 çocuk demiyoruz. Niye en az 4 çocuk olmasın, 5 olmasın? Bunu hızlandıralım ve ülkemiz inşallah nüfusumuzun artış hızının yükselmesiyle geleceğe çok daha güçlü bir şekilde ilerleyecektir.
FİDAN, GÜLER VE KALIN’DAN PAKİSTAN ZİYARETİ
(Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Afganistan gerilimi gündeme geldi mi?) Gelmez olur mu? Şu anda bizim devreye girişimiz de olumlu bir istikamette gelişiyor. İnşallah netice hayır olacak ve büyük ihtimalle de bu hafta içerisinde Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler ve MİT Başkanımız İbrahim Kalın, üçlü olarak bir Pakistan ziyareti yapacaklar. Bu konuları da orada görüşmek suretiyle bir an önce inşallah Doha’da başlayan süreci, Ankara’da bir neticeye kavuşturacaklar. Biz kalıcı ateşkes ve barışın sağlanmasını umut ediyoruz ve taraflara da itidal tavsiyemizi sürdürüyoruz.