Nereden nereye
ŞARA, Beyaz Saray’dan ayrılmıştı.
Tam yayın yerime dönüyordum ki... Beyaz Saray’ın karşısındaki Lafayette Park’tan çığlık sesleri duydum.
Son hız Batı Kanadı’nın önünden giriş kapısına doğru depar atmaya başladım.
Kapıya geldiğimde birçok siyah SUV tipi araç vardı. Birinin içinden bir adam çıktı. Sağ elini kaldırıp kalabalığı selamlarken korkunç bir ses yükseldi.
O adam Şara... O kalabalık ise belki birkaç yıl, belki de onlarca yıldır Esad rejimi zulmünden kaçmış, burada yaşayan Suriyelilerdi.
Şara’yı eylülde New York’ta, pazartesi ise Beyaz Saray’da yakından gördüm. Her iki seferde de gördüklerime ben zor inanıyorken Şara, bu gerçeklikle nasıl başa çıkıyor inanın bilmiyorum.
2017’de İdlib’e girmiştim bir haber için. HTŞ elemanları başından sonuna kadar yanımdan ayrılmamıştı.
O gün o şehrin başında olan “terörist Colani” bugün Beyaz Saray’da lider olarak karşımdaydı.
Hâlâ inanılmaz.
Gelelim karşılamaya...
Şara, Batı Kanadı girişinde karşılanmadı. Merasim bölüğü yoktu. Trump kapıya çıkmadı. Ortak basın açıklaması olmadı.
Bugüne kadar her lider karşılanırken Şara, yan kapıdan gizli saklı alındı.
Ne yalan söyleyeyim... Amerikalılar “lider oldun ama henüz o kadar da değil” mesajını baştan verdi.
Bana sorarsanız hiçbir önemi de yok. Neden mi?
- Başına konulan ödül kaldırıldı.
- Suriye’ye ticaret lisansı çıkarıldı.
- Ağır “Sezar” yaptırımlarına muafiyet getirildi.
- HTŞ terör örgütü listesinden çıkarıldı.
- Şara’nın terörist tanımı kaldırıldı.
Bakın bunların hepsi 11 ayda gerçekleşti.
Geçen yıl bütün bunları anlatsanız Şara “hadi canım” çeker... İdlib’de oturur çayını yudumlamaya devam ederdi.
Şara buraya nasıl geldi?
Hatırlıyor musunuz 25 Eylül’de Oval Ofis’te Suriye’yi sorduğumda Trump ne demişti?
- “Suriye’de sorumlu Erdoğan’dır.”
- “Harika başarı elde etti.”
- “Erdoğan istediği için yaptırımları kaldırdım.”
- “Erdoğan istediği için Şara’ya bir şans verdim.”
2015’ten beri Suriye, masada biz olmadan, hatta mönüye konduğumuz şekillerde konuşulmuştu hep buralarda.
Bugün geldiğimiz noktada Oval Ofis’te Trump-Şara-Fidan var. Bunu küçümsememek lazım.
Suriye’nin artık resmen ABD’nin anti-DAEŞ partneri olması, SDG’ye “vakit doldu, entegrasyon zamanı” denmesi, Şara’nın meşru lider olarak Oval Ofis’te ağırlanması...
Bu ne demektir biliyor musunuz?
Fırat Kalkanı’nda, Zeytin Dalı’nda, Barış Pınarı’nda, Bahar Kalkanı’nda verilen şehitlerimizin de akan kanın da tüm fedakarlıkların da boşa gitmediğinin, gitmeyeceğinin ve Suriye konusunda Washington’da artık Türkiye’siz plan yapılmayacağının delilidir.
İnanmıyor musunuz?
O zaman çok yakından izlemeye devam edin.😑