Eskiden başarı deyince aklıma hep daha fazlası gelirdi.
Daha çok iş, daha çok insan, daha çok hız…
Zamanla fark ettim ki bazı şeyler daha az olunca daha anlamlı.
Bir gün uzun zaman sonra ilk kez ajandam tamamen boştu. Ne toplantı vardı, ne de başka bir plan.
O sabah termosa kahve alıp deniz kenarına inmiştim. Hiçbir plan olmadan… Sadece yürümüştüm. Ve o kadar iyi gelmişti ki, benim bakış açımı değiştirdi diyebilirim.
Bugün ise başarıyı şöyle tanımlıyorum: Günün sonunda kendine karşı dürüst kalabilmek.
Ne kadar şeye sahip olduğun değil, ne kadar kendin kalabildiğin belirliyor başarıyı 🚀