3 aşıyla vücudunuzu kışa hazırlayın
Kış mevsimi yaklaşırken herkesin aklında aynı soru var: “Bu kışı nasıl sağlıklı atlatırım?” Soğuk havalarla birlikte grip, zatürre (pnömoni) ve RSV gibi solunum yolu enfeksiyonlarının görülme sıklığı da artıyor.
Uzmanlar, bu dönemde bağışıklık sistemini güçlü tutmanın ve hastalıklardan korunmanın en etkili yolunun aşılanmadan geçtiğini belirtiyor. Grip, RSV ve zatürre aşılarını yaptıran bireyler hem kendi sağlıklarını koruyor hem de toplumda hastalıkların yayılımının azalmasına katkıda bulunuyor. Memorial Göztepe Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Murat Acat, kış hastalıklarından korunmada aşılanmanın önemini anlattı.
Grip yüksek ateş, öksürük, kas ağrısı ve halsizlikle seyreden bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Sıradan soğuk algınlığından farklı olarak zatürre, kalp yetmezliği hatta ölüm gibi ciddi sonuçlara yol açabilir. 65 yaş ve üzerindeki kişiler, çocuklar, hamileler ve astım, KOAH, kalp yetmezliği, kanser, diyabet gibi hastalıkları olanlar bu rahatsızlık açısından özellikle risk altındadır. Grip virüsü her yıl yapısını değiştirdiği için Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği yeni virüs tiplerine göre aşılar da güncellenmektedir. Bu nedenle her yıl eylül-kasım ayları arasında grip aşısının tekrarlanması gerekir.
Aşı vücudun virüslere karşı antikor üretmesini sağlayarak hastalığın bulaşmasını, ağır seyretmesini ve komplikasyonları önler. Yumurta alerjisine bağlı anafilaksi öyküsü olan kişiler hariç 6 ay üzerindeki çocuklar da dahil her birey grip aşısı yaptırabilir. Aşı özellikle 65 yaş üzeri bireyler, kronik hastalığı olanlar, hamileler, sağlık çalışanları, bağışıklık sistemi zayıf kişiler, bakımevi veya kalabalık ortamlarda yaşayanlar için çok önemlidir. Grip aşıları vücudumuzun virüslere karşı antikor üretmesini sağlar. Hastalığın bulaş riskini azaltmaya yardımcı olur, ağır geçmesini ya da komplikasyonlarını önlemeyi sağlar.
RSV yani Respiratuar Sinsityal Virüs, çoğu kişide hafif bir soğuk algınlığı gibi seyretse de bazı bireylerde ciddi solunum problemlerine yol açabilir. Özellikle 60 yaş üzerindekiler, bebekler ve kronik hastalığı olan bireylerde zatürre, bronşit ve solunum yetmezliği gibi ağır tablolar gelişebilir. RSV’ye karşı geliştirilen aşılar artık ülkemizde de ulaşılabilir durumdadır. Aşılanma ile özellikle 60 yaşın üzerindeki kişiler, kronik hastalığı olan bireyler, 32-36’ncı gebelik haftaları arasındaki kadınlar koruma sağlayabilirler. Hamilelerin yaptırmış olduğu bu aşı, doğacak bebeklerinin de 6 ay boyunca RSV’ye karşı koruma altında olmasına yardımcı olur.