Borsa dirençlerde zorlanıyor
Tasarrufları altın ve faizden hisse senetlerine çekecek güçlü bir beklenti borsada henüz oluşmuş değil. Yabancılar için de bu durum geçerli. Gözler son dönemde gelişen ekonomilere yönelmiş durumda ama Türkiye bundan ne kadar yararlanacak bakmak lazım. JP Morgan’ın Türkiye yatırımlarını genişleteceği konusundaki haberler bu açıdan önemli. Borsa düşünce ucuz ve primsiz olduğu gerekçesiyle tepki alımları geliyor, çıkış denemeleri ise direnç noktalarına takılıp kalıyor. Yani temkinli görünüm korunuyor.
PİYASALARDA dalgalı seyir sürüyor. Borsa, altın, gümüş, gösterge tahvil faizinde geçen hafta daha hareketli bir süreç görüldü. Borsada tepki çıkışı vardı ancak son bir ayda üçüncü defa test edilen 11.000 seviyesinin üzerinde kalmakta zorlanıldı ve satışlar görüldü. Borsada çıkışa dayanak olacak farklı bir gündem ve bir haber akışı yoktu. Buna karşılık piyasa bozucu bir gelişme de görülmedi. Borsa İstanbul’da, bir süredir dillendirilen “ucuz ve primsiz” algısı, 09/2025 dönem bilançolarının tamamlanmasıyla tekrar öne çıkmaya başladı. Ayrıca kasım enflasyonunun ekim ayının altında gelebileceği, bunun da TCMB’nin faiz indirim sürecinin devamını sağlayacağı şeklindeki görüşlere çok güçlü olmasa da yer veriliyor. Bu durum henüz ciddi bir beklentiye dönüşmüş değil. Fakat tepki çıkışı için gerekçelerden biri olarak görülüyor.
KASIM ENFLASYONU ÖNEMLİ
Hatırlanırsa TCMB son enflasyon raporu sunumunda yıl sonu tahminini 5 puan yukarı çekmişti. Bu durum dezenflasyon sürecinin yavaşladığı savıyla TCMB’nin faiz indirimlerine devam edeceği beklentilerini zayıflatmıştı. Kasım verisinin TCMB’nin aralık toplantısındaki faiz kararı için özel önem arz ettiği aşikâr. Fakat bu aşamada kasım enflasyonuna ilişkin beklenti fiyatlaması için erken. ‘Ne olacak da enflasyon daha düşük gelecek’ sorusunun cevabı net değil. Kur, çıkış eğilimini sürdürüyor. Gıdada bir fiyat düşüşü gözlenmiyor. Yazın bitmesi ve eylül ayında gıdada mevsimsellik etkisinin azalmasıyla beklenti üstü bir enflasyon görüldü. Fakat ekim ayında yeni fiyatlara nazaran artışlar yavaşlamış olabilir mi? Bunu yine de bir görmek gerekecek.
Piyasaların ve ekonominin seyri açısından olay büyük ölçüde, enflasyon ve TCMB faiz kararı etrafında düğümleniyor. Yatırım kararları için de öyle. Yerli yatırımcı yüksek faiz nedeniyle tasarruflarını daha çok sabit getirili yatırım araçlarında yani faizde park etmiş durumda. Altın ve konut zaten geleneksel yatırım araçları. Tasarrufları o taraftan bir parça hisse senetlerine çekecek, cezbedecek güçlü bir beklenti borsada henüz oluşmuş değil. Yabancı yatırımcılar da bu noktada Borsa İstanbul’a oldukça mesafeli. Son günlerde dışarıda gelişen ülke piyasalarına daha olumlu bir bakış var. Bu durum Türkiye’ye ne ölçüde yansıyacak onu izleyeceğiz. Geçtiğimiz günlerde JP Morgan’ın Türkiye yatırımlarını genişleteceği konusundaki haberler bu açıdan önemli. Borsa düşünce ucuz ve primsiz olduğu gerekçesiyle tepki alımları geliyor. Çıkış denemeleri ise direnç noktalarına takılıp kalıyor. Uzun süredir bu görüntü tekrarlanıyor. Özellikle siyasi gelişmeler borsadaki çıkışa sekte vuran bir işlev gördü. Siyasetten başını kaldırıp ileri bakacak uzun soluklu bir imkân bulamadı.