HAYALLERİNE VE BÜYÜK FİKİRLERİNE DAHA ÇOK SARIL
◊ Bu deneyim, yönetmenlik açısından sizin yol alış şeklinize etki etti mi?
- Michael B. Jordan: Bence evet. Ben her zaman kendine güvenip risk alan biri oldum. Bence hayallerine ve büyük fikirlerine daha çok sarılmak gerekiyor. Ne kadar tuhaf ya da popüler olmayan bir fikir olsa da, eğer inanıyorsan peşine düşmelisin. Kendine bir fırsat ver, kafanda net olarak gördüğün şeyi kurmaya çalış. Eğer gerçekten elinde iyi bir “iş” varsa, insanlar gelir.
◊ Günün sonunda insanların bu filmden ne hissederek ayrılmalarını istiyorsunuz, onlara vermek istediğiniz duygu neydi?
- Michael B. Jordan: Açıkçası, her şeyden biraz. İzleyicinin bu deneyimden gülerek, ağlayarak, biraz korkarak, ilham alarak ayrılmalarını; duygusal, ruhsal ve yaratıcı olarak beslenmiş hissetmelerini istiyorum. Bu filmle iyi vakit geçirmelerini istiyorum. Ama aynı zamanda bizi birer insan olarak görmelerini de...
O dönemde, Jim Crow döneminde bile girişimciler, zanaatkârlar, gelişen topluluklar vardı, kendileri ve çevresindekiler için daha iyisini isteyenler vardı. Tarihin o kısmı çok önemli ve günümüzde artık tarih biraz çarpıtılırken, sansürlenirken, değişime uğrarken, “Günahkârlar” gibi bir filmin bu ölçekte sahneye çıkabilmesi birçok insan için ruhu besleyen bir şey.
Film yoğun, birçok katmanı var. İnsanların onu çözmek için vakit ayırması, izleyip içinden anlamlar çıkarması... İşte bu, bizim neden sanat yaptığımızın bir parçası. İlham vermek, nezaket göstermek, empati kurdurmak istiyorum.
Sanatın özü; insanlara yakınlık kuramadıkları şeyleri anlayabilecekleri şekilde göstermek ve anlamaları için alan sunmak. Bence bu, son derece önemli.