Atalarımızın yaptığı sanat dünyayı değiştirdi
- Sizi, yönetmen ve senarist olarak imza attığınız “Günahkârlar”ın hikâyesini anlatmaya iten neydi?
- Ryan Coogler: Benim çıkış noktam amcamla olan ilişkimdi. Mississippi’liydi. Biz Oakland’dan Richmond’a taşındıktan sonra o da Richmond’a taşındı. Yeni bir şehirde bana Oakland’dan kalan bir parça gibiydi. Hep blues dinlerdi. 2015’te onu kaybettiğimde, kendimi onu hatırlamak için blues plakları dinlerken buldum. Sonra bu türde derin bir araştırmaya girdim ve bazı keşifler yaptım. Fark ettim ki 1930’larda Afrikalı Amerikalılar tarafından yaratılan bu müzik zamanla pop müzik haline gelmiş, bu fikri ele alan bir film hiç yapılmamıştı. Daha önce yapmadığım bazı tür denemelerini ekledim ve bu film ortaya çıktı.
- Filmde kardeşlik, ahlâk ve doğaüstü olaylar gibi temaları ele alıyorsunuz. Jim Crow dönemi Mississippi’sinin tarihi ortamını bu unsurlarla nasıl dengelediniz?
- Kaliforniya’ya baktığınızda, Oakland siyah kültürün şehirde baskın kültür olduğu uç noktalardan biri. “Black Panther” için araştırma yaparken kıtaya (Afrika’ya) geri dönmek benim için çok önemliydi. Atalarımın dört yüzyıldan fazla zaman geçirdiği yer orasıydı. Neden şimdiye kadar gitmedim diye kendime sorunca bunun ardında büyük bir utanç olduğunu fark ettim.
Atalarımız daha iyi bir yaşam umuduyla göç etti ama “ev” olan şeyleri de arkada bıraktılar. 1930’larda o bölgede yaşayanların oy hakları elinden alınmış, bir şeylere sahip olmaları yasaklanmıştı. Amerika’nın acımasız düzeni altında yaşıyorlardı. Ama her hafta sonu juke joint’lerde (müzikli barlar) ya da kilisede insani şeyleri hatırlıyorlardı.
Ve ürettikleri sanat... Bu sanat, dünyayı değiştirdi. Kulüp kültürünü, diskotek kültürünü ve pop müzik kavramını yarattı. Ve o zaman fark ettim ki bu, efsanevi bir hikâyeydi ama hiçbir zaman efsanevi bir bağlam içinde anlatılmamıştı.
Çocukken ne tür filmleri severdiniz?
- Hepsini severdim. Bu yüzden “Günahkârlar” gibi bir film ortaya çıkıyor. Annemle babam tam birer sinefildi. Bana her şey onların zevklerinin birleşiminden geldi.