7 BİN KİLOMETRE GİDEN YILAN BALIĞI, BAFA GÖLÜ’NÜ NASIL BULUR?
Kaplumbağalar böyle...
Ya Bafa Gölü’ndeki yılan balıkları...
Yine hatırlatıyorum:
Kumlara karnını sürte sürte kıvrılarak ilerleyen yılan balığı;
Alüvyonların kapatmaya başladığı dar kanala doğru bir hamle...
Bafa Gölü’nün tatlı suyunu geçerse önünde Ege Denizi...
Sonra Akdeniz. 2 bin mil geçip Cebelitarık Boğazı’na ulaşıyor.
Ve oradan okyanusa açılıyor.
Dev dalgalara, fırtınalara, kuvvetli akıntılara rağmen Meksika Körfezi’ndeki üreme alanına ulaşıyor.
Saragossa Körfezi’nde 500 metre dipte üredikten sonra larva halinde yüzeye çıkıyor.
Ve o sihirli yolculuğun ikinci bölümü başlıyor.
Yılan balığı cam rengiyle çıktığı okyanustan sonra akıntılarla Akdeniz’de sarı renge dönüşüyor. Tamamen yüzebilecek duruma geldikten sonra da Ege Denizi’ne varıyor.
Yaşam alanı olarak ağırlıklı tatlı su bölgesini seçen yılan balığı, Ege’nin ardından en uzun yaşayabileceği yerlerden biri olan Bafa Gölü’ne ulaşıyor.
Bu muazzam yolculuk 3 yıl sürüyor. Yaklaşık 7 bin kilometre yol geçiliyor...
Bafa Gölü’nde olgunlaştıktan sonra tekrar Saragossa Körfezi’ne doğru yola çıkıyor.
Binlerce yıldır süren bir yolculuktur bu.
Hangi GPS sistemini, hangi uyduyu, hangi pusulayı kullanıyorlar...
Nasıl bir gizli medeniyettir bu...
Niye anlatıyorum bunu....
Bir an duralım istedim.
Bir an sessiz kalıp soralım.
Bu kanlı, nefret dolu, menfaat ve tuzaklarla doldurduğumuz dünyada.
Nükleer egoların yükseldiği, deniz diplerinde nükleer patlamalar yarattığımız dünyada.