‘İskelede Takalar’ tuval üzerine yağlı boya: 45x72, 1927.
ASKERÎ ARAZİLER MESELESİ
TÜRKİYE’de askerî araziler stratejik bakımdan önemlidir. Evvela ağaçlandırma, ikincisi de bazı konumların muhafazası açısından... Aslında bu, geçen asırlardan, yani 18., 19. ve 20. Yüzyıllardan, Avrupa’da da görülen önemli bir uygulamadır. Her zaman askerî arazilerin korunması, buralardaki imar düzeni ve ağaçlandırma önem kazanmıştır. Ordumuzda da bu, en mühim safhalardandır.
Yakın zamanlarda ise bu anlayıştan vazgeçildi. Askerî alanlar sivil kullanıma açılıyor. Açılan bu arazilerin büyük bir kısmının millî ihtiyaca ve plana uygun biçimde kullanılmadığı görülüyor. Kimi zaman stratejik sanayiye bile tahsis edilmediği açıktır. Bunun çok tehlikeli bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Zira dünyadaki son gelişmeler, askerî arazilerin, sanayinin ve mimarinin önemini fazlasıyla koruduğunu gösteriyor. Bu esaslara riayet edilmediği takdirde ciddi güçlükler ortaya çıkar. Yakınlarda TRT’de çıkan haberi görmüşsünüzdür; Almanya Savunma Bakanlığı, askeri alanların sivil kullanıma dönüşüm sürecini durdurdu. Almanya Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Silahlı kuvvetlerin gelecek yıllarda daha da büyütülmek istenmesi nedeniyle yeni gayrimenkul ihtiyaçlarının ortaya çıktığı, bu kapsamda orduya ait mülklerin sivil kullanıma devredilmesini öngören dönüşüm sürecinin durdurulduğunu” belirtmiş.
TÜRKİYE NEDEN GERİ DURUYOR?
Bu neden? Çünkü askerî alanlardan, insan gücünden ve muharip kapasiteden faydalanacak bir topluluk oluşturmak, bir de üstüne AB politikasının dışlamaya çalıştığı kesimlere karşı bir gözdağı vermek istiyorlar. Bu konunun akıllı bir stratejiyle ele alınması gerekir. Ursula von der Leyen’in girişiminden anlaşılıyor ki eski Türk dünyasından ya da Türkiye’den insan çekmek için uğraşıyorlar. Bunu engellemek gerekir. Peki bizim rakibimiz olanlar askerî sahalar ve tesislerle ilgili yeni kararlar alırken biz neden geri duruyoruz?
Avrupa’da daha evvel NATO üyeliği söz konusu olmayan bazı devletler, en başta İsveç, NATO’ya girmek için ne manevralar yaptı ve Türkiye’yi ikna etmek için ne derece diplomatik çaba sarf etti. Çünkü stratejik açıdan teröre karşı mücadelede bizimle beraber olamamışlardı. Nihayet bu konularda bir uzlaşmaya varıldı.