Sessiz çığlık: Türkiye’nin NEET gerçeği
Türkiye’nin sokaklarında sessiz bir hareket var. Bir nevi görünmeyen bir yürüyüş... Gençler, ağır adımlarla evlerinin salonlarında turluyor.
Kiminin elinde telefon, kiminin yüzünde boş bir ifade.
Ne okuldalar, ne işteler... Ne de hayallerinin peşinden gidiyorlar.
Sanki ülke bir jenerasyonu “bekleme odasına” almış gibi.
Son yıllarda bu gençlere bir isim kondu: NEET gençler — ne eğitimde, ne istihdamda olanlar. Ben daha çok “kayıp potansiyel” diyorum. Çünkü mesele sadece işsizlik değil. Sadece eğitim değil. Bir ülkenin geleceğini taşıyan omurganın yavaşça inceldiğini gösteren bir işaret bu.
Rakamlar buz gibi; duygu tarafı çok daha sıcak, hatta yakıcı. Yukarıda gördüğünüz tablo 15-29 yaş arası OECD ülkelerindeki ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranının gösteriyor. Türkiye ne yazıkki OECD oranının ortalamasının üstündeki rakamla dikkati çekiyor.
TÜİK’in son verilerine göre ise gençlerin yüzde 22.9’u ne okula gidiyor ne bir işte çalışıyor. Neredeyse bir büyükşehir dolusu genç evde; sessiz, üretmeden, umutsuz bekliyor. Ve bu gençlerin çoğu kadın. Genç kadınların neredeyse yarısı, güneydoğuda yüzde 40’ı, yani her iki genç kadından biri NEET.
Dünya ne durumda derseniz... Küresel ortalama yüzde 20 civarında. Ancak Hollanda’da yüzde 4.5. Norveç’te 5.🙄