‘Kadına Yönelik Şiddet’
Bugün, “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü”…
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 20 Aralık 1993 tarihinde, aldığı 48/104 sayılı kararla, Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılmasına Dair Bildirge’ yi kabul etti. BM, aldığı bu kararla, küresel ölçekte kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetin ortadan kaldırılmasını hedefliyordu.
Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılmasına Dair Bildirge’ de, kadınlara yönelik şiddet; ‘kadınlara fiziksel, cinsel veya ruhsal zarar veya acı veren ya da bu sonuçları doğurması muhtemel olan -bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma dâhil olmak üzere- ister kamusal ister özel hayatta meydana gelen cinsiyete dayalı her türlü şiddet eylemi’ olarak tanımlanıyordu.
BM Genel Kurulu tarafından 7 Şubat 2000 tarihinde kabul edilen 54/134 sayılı kararla da; 25 Kasım, “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” olarak belirlendi. Hükümetler, uluslararası örgütler ve sivil toplum kuruluşları, her yıl bu tarihte, konuyla ilgili kamuoyunun farkındalığını artırmayı amaçlayan etkinlikler düzenlemeye davet edildi.
“Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” olarak 25 Kasım tarihinin seçilmesinin özel bir anlamı vardı: Çünkü 25 Kasım, 1960 yılında Dominik Cumhuriyeti' nde üç Mirabel Kardeşin -Patria, Minerva ve Maria Teresa- hükümetin diktatörlüğüne karşı verdikleri mücadelenin bir sonucu olarak vahşice öldürülmelerinin yıldönümüydü.
Kadına yönelik şiddet; yalnızca bir bireyin sorunu olmayıp, küresel bir insan hakları ihlâli olarak her geçen gün daha fazla kadının hayatını tehdit ediyor. Birleşmiş Milletler’ in 2023 yılı verilerine göre; küresel ölçekte, her üç kadından biri yaşamının bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ nün 2021 yılı verilerine göre; küresel ölçekte, 15-49 yaş arası her üç kadından biri fiziksel ya da cinsel şiddete uğramış bulunuyor. Bu sayılar, her yıl yaklaşık 736 milyon kadının şiddetle karşı karşıya kaldığı anlamına geliyor. BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi Raporu’ na göre ise; küresel ölçekte işlenen kadın cinayeti sayısı, yılda yaklaşık 87 bin. Bu cinayetlerin yaklaşık %58’i, kadının en yakın çevresindeki kişiler tarafından işleniyor.
Gazze’ deki insanî krizde Ekim 2023 ile Kasım 2024 tarihleri arasında, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin 17 bin 210’u çocuk, 11 bin 742’si ise kadın. Gazze’ deki kadınlar, yıllardır süren çatışmalar, askeri baskılar ve insanî kriz nedeniyle yalnızca fiziksel şiddet değil; aynı zamanda toplumsal, psikolojik ve ekonomik şiddetle de karşı karşıya bırakılıyor. BM Kadın Birimi’ nin raporuna göre de; Gazze’ deki kadınlar temel haklarını savunmakta büyük zorluklarla karşılaşıyor ve yeterli hukuki ve psikolojik destekten yoksun kalıyorlar.
Kadına yönelik şiddet sadece bireylerin fiziksel ya da psikolojik sağlığını değil; toplumların sürdürülebilir kalkınmasını, ekonomik büyümesini ve toplumsal refahını da derinden etkiliyor. BM Kadın Birimi tarafından yapılan değerlendirmeye göre; kadına yönelik şiddetin dünya ekonomisine yıllık maliyeti yaklaşık 1,5 trilyon dolar. Bu maliyet; sağlık hizmetleri, kayıp iş gücü ve sosyal hizmetler gibi birçok alanda toplumsal yükler yaratıyor.