Bu veriler, kadına yönelik şiddetin küresel bir kriz olduğunu ve küresel bir dayanışma ile daha etkili önlemler alınması gerektiğini açıkça gösteriyor. Kadına yönelik şiddetle mücadelede yasal düzenlemelerin etkin uygulanması, mağdurlara yönelik destek sistemlerinin güçlendirilmesi ve toplumsal farkındalık çalışmalarının artırılması kritik öneme sahip bulunuyor.
Şimdi Sizler’ le, Türkiye’de kadın cinayetlerini durdurabilmek ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayabilmek amacıyla çalışan bir sivil toplum kuruluşumuzun, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ nun Ekim 2025 Raporu’ ndan bazı veriler paylaşmak istiyorum:
2025 Ekim ayında erkekler tarafından 19 kadın öldürüldü, 22 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. Öldürülen 19 kadından 7’si boşanmak istemesi ya da evlenmeyi, ilişkiyi veya barışmayı reddetmesi yani kendi hayatına dair karar almak istemesi bahane edilerek katledildi. 11 kadının ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.
Geçen ayı öldürülen 19 kadının 7’si evli olduğu erkek, 6’sı eskiden evli olduğu erkek, 1’i birlikte olduğu erkek, 1’i eskiden birlikte olduğu erkek, 2’si tanıdığı biri, 1’i akrabası, 1’i ısrarlı takip faili tarafından katledildi. Kadınların 8’i evinde, 6’sı sokakta, 1’i su ve kenarında, 1’i işyerinde, 1’i kamusal alanda katledildi. 2 kadının öldürüldüğü yer ise tespit edilemedi. Ekim 2025’ de öldürülen kadınların %42’si evlerinde; %37’si evli olduğu, %32’ si ise eskiden evli olduğu erkek tarafından katledildi.
Geçen ay öldürülen kadınların 13’ü ateşli silahlarla, 5’i kesici aletle, 1’i boğularak katledildi. Ekim 2025’ de öldürülen 19 kadının %68’i ateşli silahlarla katledildi.
Öldürülen 19 kadının %42’si evli, %16’sı bekârdı. Geriye kalan %42’lik bölümün ise medeni durumu tespit edilemedi. Katledilen bu kadınların %16’sı için 6284 koruma kararı vardı, geriye kalan %84’lük bölümün durumu ise tespit edilemedi. Öldürülen 19 kadının; %47’si 36-65, %26’sı 25-35, %5’i 15-18 yaş aralığındaydı; %5’i de 66 ve üstündeki yaşlardaydı. %17’lik bir bölümün ise yaşları tespit edilemedi. Ve katledilen bu kadınların %53’ü “anne” idi.
Bugün evde, sokakta, işyerinde ve kampüste öldürülen kadınların önemli bir kısmı ruhsatlı ya da ruhsatsız ateşli silahlarla katlediliyor.�2025 yılının başından beri gerçekleşen kadın cinayetlerinin %58’i ateşli silahlarla işlendi. Ekim ayında 13 kadın ateşli silahla öldürüldü, bunlardan 6’sında fail tüfek kullandı.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, bu tabloyu tersine çevirmek için “risk temelli silahsızlandırma şart” diyor ve şu önerilerde bulunuyor:
6284 kapsamında tedbir uygulanan, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan ya da kadına yönelik şiddet kaydı olan erkeklere ruhsat verilmemeli, mevcut ruhsatlar derhal askıya alınmalı ve silahlara el konulmalı.
Meslek silahlarında ise özel bir denetim rejimi kurulmalı; polis, asker ve özel güvenlik personelinin aile içi şiddet dosyaları idari ve adlî yönden ayrı ve şeffaf biçimde izlenmeli; “ev içi özel alandır” anlayışı terk edilmeli.
Yasa dışı silaha erişim suça eşlik eden bir detay değil, bizzat suçun kurucu unsuru kabul edilmeli.
Söylemek istediklerim burada bitmedi. Bu yüzden, bir sonraki yazımda aynı konuyu irdelemeye devam edeceğim.