POLİTİKA ÇIKARIMLARI NELER?
Toplum makro düzeyde istihdam yaratma, adil ücret politikaları ve eğitim-istihdam uyumunu sağlayacak reformlar bekliyor.
Eğitim sisteminin iş hayatına hazırlamaması, kamuoyunun yüzde 68’i tarafından etkili bir faktör olarak görülüyor. Bu, müfredat reformu ve sektör-üniversite işbirliğinin aciliyetine işaret ediyor.
Düşük ücretlerin benzer oranda etkili bulunması, asgari ücret politikalarının ve çalışma koşullarının sorgulanması gerekliliğini ortaya koyuyor.
Sahadaki analizin verilerini okudunuz. Şimdi gelelim hem gazeteci hem de bir anne olarak yaptığım görüşmelerden elde ettiğim sonuçlara: Eğitim ile iş dünyası arasında derin bir uçurum var. Gençler yıllarca sınava hazırlanıyor ama mezun olduklarında ortada meslek yok, beceri yok, yönlendirme yok. “Tamam, mezun oldun, şimdi ne yapacaksın?” sorusunun yanıtı yok.
Rakamların ötesinde bir umutsuzluk var. İş aramaktan vazgeçenler, yılgınlar, “zaten işe almıyorlar” diyenler, yani sessiz sedasız sistem dışına çıkanlar.
Sorunun en acı tarafı genç kızlar ve kadınlarda saklı. Genç kadınların neredeyse yarısı ne eğitimde ne işte. Kimi erken evlendiriliyor, kimi bakım yükü altında eziliyor, kimi ailesi izin vermediği için okuyamıyor.
Bölgesel farklılıklar dikkat çekiyor. Bazı bölgelerde fırsata erişebilmek daha kolay, bazıları hayatlarına yön verecek bir kapı bulamıyorlar.
Avrupa yıllar önce “Gençlik Garantisi” programlarını devreye soktu: Bir gencin mezun olduktan sonra boşta kalmasına izin vermeyen bir sistem. Türkiye’de ise bu konuda parçalı, dönemsel programlar dışında bütüncül ve kalıcı bir model olmadı.