DÖN BABA DÖNELİM
TRUMP’ın şu son 1 yılda geriye dönüp baktığında en büyük başarızlık olarak gördüğü şey... Ukrayna-Rusya savaşını bitirememesi.
Önce Putin’e yağ-bal ile başladı... İşe yaramadı.
Zelenski’ye baskı ile boyun eğdiririm dedi... Olmadı.
Tam Putin’e baskı yapayım dedi... Alaska zirvesi çıkıverdi. O da olmadı.
Zelenski’ye aslansın, kaplansın, Rusya’yı mağlup edersin dedi... O sözünden de döndü.
Şimdi en başa döndü.
ABD oturup 28 maddelik bir “barış planı” hazırladı. Ve ortaya şöyle bir şey çıktı:
- İşgal edilen topraklar Rusya’ya bırakılacak.
- Ukrayna’nın ordusu küçültülecek.
- Elindeki silahlar alınacak.
- NATO’ya girmeme yasası çıkacak.
- Avrupalı hiçbir ülke yardım edemeyecek.
- Putin, bir daha saldırmamak için sadece “söz” verecek.
E bu “Sevr” daha önce denendi, tutmadı. Yine aynı şey niye ısıtılıp ısıtılıp önümüze sunuluyor?
Ortaya öyle bir şey çıktı ki... Meğerse Amerikan tarihinin en büyük dışişleri skandallarından biri olmaya adaymış.
Dışişleri Bakanı Rubio, Cumhuriyetçi Senatörleri arayıp “plan bizim değil Rusya’nın planı” demiş.
Hemen yalanlamalar... “Biz yazdık, bizim” demeler geldi tabi.
Sonra da Amerika lütfedip Ukrayna ile buluştu da “taslak rafine edildi.” O ne demekse...
Bu süreçte şunlar ortaya çıktı:
- Trump’ın kabinesi içinde Ukrayna barışına dair çatlaklar.
- Metnin ağır Rus yanlısı olduğunun kabulü.
- Trump’ın bu savaşı bitirmeye dair somut bir fikri olmadığı.